Tuncay Özkan’ın hayat hikayesi.

Tuncay Özkan’ın hayat hikayesi.
Nereden nereye dedirtecek bir özgeçmiş. İşte Tuncay Özkan’ın hayat hikayesi, satışları…

16 Mayıs 2008 Cuma 08:26

Medya dünyası bugünlerde şok bir satışla sarsıldı.. Tuncay Özkan’ın kanalı olarak bilinen ve AKP’ye yaptığı sert muhalefetle dikkatleri üzerine çeken Kanaltürk, AKP yandaşı Akın İpek’e satıldı. Kanaltürk izleyicileri bu satışa inanmak bile istemedi ve Tuncay Özkan’a adeta yalvardı: “ne olur bu haberin yalan olduğunu söyleyin”.. Ama yalan değildi ve meydanların ateşli konuşmacısı kanalını satmıştı. Bu satışla ilgili herkes güncel yorumlar yaptı. Kimileri siyasete atılmak isteyen Tuncay Özkan’ın mali destek bulmak için sattığını söyledi, kimileri de borçlarını kapatmak için “zorunluluk” dedi..Peki bunlar doğru mu?

Evet bunlar doğru olabilir, ancak Tuncay Özkan’ı yakından tanıyanlar için bu satış hiç de şaşırtıcı olmadı. Çünkü bu Özkan’ın ilk satışı değildi. İsterseniz tarihin tozlu sayfalarında bir gezinti yapalım ve Tuncay Özkan’ın neden böyle bir satış yaptığını anlamaya çalışalım..

YOLA ÇIKTIĞINDA SOLCUYDU

Tuncay Özkan, gerçek anlamda gazeteciliğe Cumhuriyet gazetesinde başladı.. Önceleri gece çalışıyordu. Daha sonra yerinde duramayan heyecanlı bir genç olduğu için gündüz muhabirliğine alındı. 80′li yılların Cumhuriyet’inde çok önemli isimlerle çalıştı. Sonraları bir vefa örneği göstererek yanından ayırmadığı Erbil Tuşalp ilk şeflerinden biriydi. Ancak Tuncay Özkan’a göre O’nun hocası rahmetli Uğur Mumcu’ydu.. Yakından tanıyanlar bunun böyle olmadığını bilse de O kendini hep “Uğur Mumcu’nun öğrencisi” olarak lanse etti. Hatta bu konuda kitap bile yazdı.

93 yılında Uğur Mumcu katledilince gazetede büyük bir dalgalanma yaşandı ve çok sayıda muhabir işsiz kaldı. Bunlardan biri de her fırsatta solcu olduğunu iddia eden Tuncay Özkan’dı. Tüm muhabirler kısa sürede iş buldu ancak Tuncay Özkan’ın iş bulması biraz uzun sürdü. Neyse ki, milletvekili kayınpederi vardı ve damadını iş sahibi yaptı.

UĞUR DÜNDAR’A KARŞI NEDEN KOLLARI SIVADI? 

Tuncay Özkan artık televizyonculuğa adım atmıştı. Hayatındaki ikinci “Uğur”la tanışmış ve Arena programının Ankara temsilcisi olmuştu. Mesut Yılmaz ile kurduğu yakın diyalog sayesinde Uğur Dündar’ın da gözüne girmişti. 3 yıl sonra Uğur Dündar kendisini istanbul’a transfer etti ve Kanal D haber merkezinde haber müdürü olarak görevlendirdi. İşte Tuncay Özkan’ı Tuncay Özkan yapan “hırs ve iktidar özlemi” bu tarihlerde kendini göstermeye başladı. İlk hedef zor günlerinde kendisinin elinden tutan ve yeniden iş sahibi yapan Uğur Dündar’dı.

Televizyon dünyasının bu güçlü ismini koltuğundan etmek için kolları sıvadı Tuncay Özkan.. (bazen gerçekten kollarını sıvadığı olmuştur Özkan’ın.. Sebebi de Uğur Dündar’la yumruk yumruğa kavga etmek istemesidir. Bu kavgaların birkaç kez eşiğinden dönülmüştür. Araya giren kişi de o dönem Kanal D Haber Koordinatörü olan Prof. Haluk Şahin’dir.)

ATATÜRK YERİNE AYDIN DOĞAN POSTERİ 

Bu kadar kendine güvenmesinin tek bir nedeni vardır Tuncay Özkan’ın.. Çünkü kanalın patronu Aydın Doğan’la yakın ilişkiler içindedir.. Hatta Aydın Doğan’a “babam” diye hitap ettiğini, haber Merkezinde birtek Atatürk portresi bile yokken Aydın Doğan’ın çerçeveli fotoğrafını astırdığını sağır sultan bile duymuştur.

Aydın Doğan’a arkasına alan Tuncay Özkan, Uğur Dündar’la olan mücadelesini sürdürmekte ve amacına emin adımlarla ilerlemektedir. Elinden tutup iş sahibi yaptığı Tuncay Özkan’ın kuyusunu kazdığını gören Uğur Dündar, çaresizlik içindedir..

Zira yıllarca emek verdiği kurum ve patronu da kendisine sahip çıkmamıştır..

“UĞUR DÜNDAR’I DEĞİL, BENİ ALIN” 

Korkmaz Yiğit’in medya dünyasına girme hevesi Uğur Dündar için bir çıkış yolu olur ve Yiğit’le yüklü miktarda (5 milyon dolar) transfer parası alarak anlaşır. Ancak ne ilginçtir ki, Tuncay Özkan burada da devreye girmiştir. Uğur Dündar’ın 5 milyon dolar alacağını duyan Tuncay Özkan soluğu hemen Korkmaz Yiğit’in yanında alır ve soluk soluğa teklifini yapar: “Uğur Bey’e 5 milyon dolar vereceğinize, bana 2 milyon dolar verin. Ben Ondan daha fazla işinize yararım.. Hatta sizi Ankara ile tanıştırırım..”

Korkmaz Yiğit, Özkan’ın “kimyasını bozmasına” izin vermez ve nazikçe teşekkür eder. (Uğur Dündar da yaşanan başka sorunlar nedeniyle bu transferden vazgeçer) Tuncay Özkan’ın bu hareketi Uğur Dündar’ın kulağına gider ve ikili arasında yıllarca sürecek sıcak savaş da başlamış olur.

KONUŞMANIN ŞEHVETİNE YENİLDİ 

Bu arada Tuncay Özkan amacına ulaşmış ve “haber genel yayın yönetmeni” olmuştur. Uğur Dündar’la ilgili anlattığı bazı olaylar da herkesin ağzını açık bırakacak cinstendir.

Tuncay Özkan, çok eleştirdiği Başbakan Tayyip Erdoğan gibi konuşmanın şehvetine kapılanlardandır. Hele ki haber merkezinde yaptığı toplantılar özel hayatının deşifresi gibidir. İçi-dışı bir olanlar için sorun yok ama Tuncay Özkan gibi kişiler dobra dobra konuşunca gerçek yüzleri ortaya çıkmaktadır.

İşte bunlara bir örnek..

Uğur Dündar, Star Haber’in başına geçmiştir ve Kanal D haber merkezinden de transferler yapmaktadır. Tabi bu durum Özkan’ın fazlasıyla sinirlendirmiştir. Ancak sinirini bastırarak Uğur Dündar’la ilgili yaşadıklarını anlatmaktadır. Tabi şu notu düşerek; “arkadaşlar ben konuşurken eğer Uğur Abi diyorsam bilin ki Uğur mumcu’dan bahsediyorum.. Eğer Uğur Bey diyorsam bilin ki Uğur Dündar’dan bahsediyorum.”

Uğur Dündar’a her fırsatta yaşlı kurtlara benzeten Özkan, Star transferinin yaşandığı günlerde ilginç bir benzetme yapmıştır o “şehvetli” anlarından birinde; “arkadaşlar hani yaşlı kurtlar vardır ormanda, artık avlanamazlar ama gençlerin yanında avlanamadıklarını belli etmemek için de ağızlarını ağaçlara sürterek kanatırlar ve sanki avlanmış gibi yaparlar.. Uğur Dündar da şu anda aynen böyle yapıyor.”

UĞUR DÜNDAR’IN BELEDİYE BAŞKAN ADAYLIĞINI ENGELLEDİ 

Belki de en şehvetli konuşmasını yine Uğur Dündar ile ilgili yapmıştır Tuncay Özkan..

Yine Kanal D Haber Merkezi ve yine o meşhur toplantılar..

Tuncay Özkan anlatmaya başlar.

“Arkadaşlar geçtiğimiz yerel seçimlerde Uğur Dündar ANAP’tan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak istedi.. Mesut yılmaz ile yakınlığımı bildiği için de benden nabız yoklamamı ve bu niyetini Yılmaz’a açmamı istedi. Ben de tamam dedim ve Yılmaz’ın yanına gittim. İlginç bir tesadüf, daha ben hiçbir şey demeden Mesut Yılmaz söze girdi ve Uğur Dündar’ı İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı yapmak istiyoruz. Sence nasıl olur dedi. Ben de böyle bir şeyin olamayacağını, Uğur Bey’le sürekli konuştuğumu ve kendisinin siyasete sıcak bakmadığını söyledim.”

Konuşma şehvetinin doruklarında gezen Tuncay Özkan’ın bu anlattıkları herkesi şoke etmişti. Sessizliği bozan Defne Samyeli oldu ve sordu; “peki Tuncay Bey neden böyle bir şey yaptınız?” İşte Özkan’ın kendine gelmesini sağlayan soru da bu olmuştu. Yaptığı hatayı anlayan Özkan bu soruyu yanıtsız bırakarak konuyu değiştirdi..

O DÖNEMDE ÖDP’LİYDİ.. 

O dönemde siyasi duruşunu da saklamayan Tuncay Özkan, ÖDP’ye oy verdiğini de alenen ifade etmiştir.. (hale bakın.. o dönem ÖDP’ye oy veren kişi, aradan geçen 7 yılda ÖDP ile taban tabana zıt söylemlerin savunucusu oldu. )

Haber Merkezinin tek hakimi olan Tuncay Özkan gazetecilik kariyerinin en parlak günlerini genç yaşta yaşamanın keyfini sürüyordu. Yolsuzluklar ve çetelerle ilgili kimselerin ulaşamadığı belgelere Tuncay Özkan ulaşıyor ve özel haberler ardı ardına Kanal D haber’de patlıyordu. O artık iktidara en yakın gazetecilerden biriydi. Tabi bu durum babam dediği Aydın Doğan’ın kendisini oğlu gibi sevmesine de neden olmuştu.

OĞUL BABASINA İHANET ETTİ 

Oğul babasına ihanet etmekte gecikmedi ve 2002 yaz aylarında Show TV’nin sahibi Mehmet Emin Karamehmet’ten gelen teklifi Tuncay Özkan kabul etti. Ani bir teklif gibi görünse de, Tuncay Özkan’ın yaklaşık 3-4 ay öncesinden planladığı bir adımdı. Çünkü Özkan, 3 ay öncesinden Kanal D haber’in arşivini aktartmış ve evine taşımıştı. (Bu arşiv çalışmasının nedeni de, Reha Muhtarlı Show Haber’in yaptığı haberlerin arşiv niteliği açısından zayıf ve yetersiz olması.. televizyoncular ne demek istediğimizi gayet iyi anlamıştır…)

DOSTLARINA SIRT ÇEVİRDİ, “PEKİ EFENDİM”CİLER HEP YANINDAYDI 

TMSF tarafından bankalarına el konulan Karamehmet, Reha Muhtar döneminde neredeyse sıfıra inen “Ankara ilişkilerini” Tuncay Özkan’la canlandırmak istemiş ve bu sayede bankalarını kurtarmayı amaçlamıştır. Tabi gücünün kullanılacağını bilen ve “ben bankalarını kurtarırım” sözü veren Tuncay Özkan iki şey istemiştir; “Çukurova medya grup başkanlığı ve yüklü miktarda transfer ücreti”.. Tabiri caizse “Denize düşen” Karamehmet bu istekleri tereddütsüz kabul etmiş ve Tuncay Özkan’la el sıkışmıştır.

Büyük bir medya grubunun tepe yöneticisi olan Tuncay Özkan ekibinin gözde ve sadık isimlerini de yanına alarak hem gazetede hem de televizyonda sıkı bir çalışma temposu içine girmiştir. Kanal D Haber’de yanından ayırmadığı üçlüyü (Alican, Kerimcan, Havvacan) Show TV döneminde de en iyi koltuklara oturtmuştur. Çünkü “Can”lar Tuncay Özkan için önemli arkadaşlardır ve her söylediğine “peki efendim” demişlerdir. Ancak bu süreçte Özkan, birçok dostuna sırt çevirmiş ve onlardan adeta bir dost mezarlığı oluşturmuştur.

MEDYA GRUP BAŞKANLIĞI KOLTUĞUNU NEDEN KAYBETTİ?

Kasım ayında yapılan genel seçimlere kadar herşey yolundadır. Mesut Yılmaz iktidarda olduğu sürece zaten sorun yoktur Tuncay Özkan için.. Ancak genel seçimleri AKP’nin kazanması işleri altüst etmiştir.. Ankara’daki bağlantıları tek tek kopan Tuncay Özkan, yeni iktidarla bağlantı yolları aramış ama bir türlü bulamamıştır. İktidarın kendisine yüz vermeyeceğini anlayan Tuncay Özkan bu kez keskin muhalefet yolunu seçmiştir. Elindeki tüm imkanları (Show TV, Skytürk, Akşam ve Tercüman) kullanan Özkan, AKP iktidarına veryansın etmektedir. Ancak AKP iktidarının birinci yılında Tuncay Özkan sürpriz bir şekilde görevden alınır.. Yapılan yorumlar basittir: “Tuncay Özkan AKP’ye muhalefet etti. Başbakan da Karamehmet’e baskı yaparak görevden aldırdı.” Evet çıplak gözle bakınca yapılan yorum doğru.. Ancak insanın aklına şöyle bir soru da geliyor: “Ülkede muhalefet yapan o kadar gazeteci varken, başbakan neden sadece Tuncay Özkan’ı görevden aldırdı? Acaba Tuncay Özkan, gazetecilik sınırlarını aşarak Ankara’da kimsenin bilmediği bazı yöntemlerle iktidar aleyhine işler mi çevirdi?”

HANÇERİ SAPLAYAN ALİCAN VE DEFNE OLDU

Çukurova Medya Grup Başkanlığı görevinden alınma sürecinde bünye içinde de ilginç olaylar yaşandı. Tuncay Özkan’ın en güvendiği isimlerden biri olan Alican Değer ve “ben yarattım” dediği spiker Defne Samyeli, istifa sürecinde kendisini yalnız bırakmış ve “bu kavgada biz yokuz, Show haberde kalacağız” diyerek Tuncay Özkan’ı sırtından hançerlemişlerdir. Hatta Özkan’ın o dönemde İnternet sitelerine gönderdiği yazının başlığı da çok manidardı: “DEĞER miydi ALİCAN”

KARISINA DA İHANET ETTİ

Kimsenin özel hayatıyla ilgilenmek istemiyiz ama Tuncay Özkan bir satışı da özel hayatında gerçekleştirmiştir. Milletvekili bir babanın kızıyla evlenen Tuncay Özkan evliliğinin ilk yıllarında mutludur. Hatta “Nazlıcan” adında dünya tatlısı bir kızı da olur.. Ancak İstanbul yılları Tuncay Özkan’ı ve evliliğini yıpratır. Çapkınlığı profesyonelce yapamayan Tuncay Özkan, Türkiye’nin ilk lolitası olarak 14 yaşında podyuma çıkan Duygu Dikmenoğlu ile tanışır ve bu genç kıza aşık olur. Herkesin bildiği bu ilişkiyi bir süre sonra karısı da öğrenir ve milletvekili bir babanın kızına yakışır şekilde Tuncay Özkan’dan ayrılır. Özkan hala Duygu Dikmenoğlu ile birlikte yaşamaktadır. Ve bu kız televizyonun her noktasında başarısız olmasına rağmen güzel gözlerinin hatırına Kanaltürk’te “Gel de katılma” diye bir program yapmaktadır.

SOROS’TAN KREDİ ALMAYA ÇALIŞTI

Bu süreçten sonra Tuncay Özkan’ın yaşadıkları bir anlamda göz önünde olmuştur. Kanaltürk’ü kurmak için başta CHP olmak üzere birçok kurumdan maddi destek almıştır. Hatta ilginçtir bugünlerde çokça eleştirdiği uluslararası para spekülatörü George Soros’tan bile yardım almayı planlamıştır. Bugün kendisinin en önemli düşmanları arasında bulunan Soros, bundan 3-4 yıl önce kredi alabileceği bir insandır Tuncay Özkan için.

HALA NEDEN SATTI DİYOR MUSUNUZ?

Tuncay Özkan, Kanaltürk’te yaklaşık 4 yıldır AKP aleyhine yayınlar yaptı ve bir anlamda kendisini alaşağı eden iktidardan hesap sordu. Hatta bu söylemle AKP karşıtlarını kanalına çekti ve mağdur edebiyatıyla insanları “bizkaçkişiyiz” hareketinin etrafında topladı. Cumhuriyet mitinglerinde ateşli konuşmalar yaparak kitleleri etkiledi ve Kanaltürk aracılığıyla da bu etkileşimi sıcak tutmaya çalıştı. Ancak kendisine yürekten inanan insanlar Kanaltürk’ün AKP yandaşı bir iş adamına satılmasına bir türlü anlam veremediler ve yıllar önce Tuncay Özkan’ın Alican’a sorduğu soruyu şimdi kendisine sordular; “DEĞER miydi TUNCAY ÖZKAN”..

Şimdi Tuncay Özkan yandaşlarına “davamızın geleceği” için sattım diyecektir.. Ama emin olun Tayyip Erdoğan yarın birkaç kuruş verip benim partime gel dese, hiç düşünmeden gider ve yine dönüp “davam için, AKP’yi içeriden çökertmek için gittim” diye etrafındakilerin kulaklarına fısıldar..

Siz hala anlamadınız mı neden sattığını?

postmedya

About these ads

2 thoughts on “Tuncay Özkan’ın hayat hikayesi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s