bin yıl sürdü sanki susuzluğum

o adı sanı bilinmeyen ülkelerde doğan güneş nasıl oldu da memleketimde doğmakta bu kadar geçikti. Yolda içini acıtan bir yalnızlıkla yürüyen her yabancı, kalbime kalbime dokunurken üstelik, neden bu kadar naif ve umursamaz bu kahvenin her tonunda ki geceye…

Sadece bir tını ile başlayan hissizlik bu kadar uzun sürdüğüne göre bilmeliydim diye düşünüyorum. Gitmelerine izin verdiğim tüm hayallerime dönüp sadakatle sarılmalıydım.. En az onlar kadar hafif ve pişkin yaşamın nesine aldanıp ta gözlerimi kapatmışım çok merak ediyorum. Ayrıca söylemeliyim ki bu kadar oyun oynamak, oynayıp ta oyalanmak kime ne faydası var? birileri çıkıp söylesin lütfen…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s