Occupy Wall Street ve Occupy Gezi, Nedir Bu Occupy?

Occupy Wall Street ve Occupy Gezi, Nedir Bu Occupy?

Gezi Parkı olaylarında Tweeter’da en çok kullanılan etiketler  “occupyturkey” ve “direngeziparkı” idi. Eylemcilerin bir kısmı ise “#OCCUPYTURKEY yazan tişörtler giymişlerdi.

Peki, neydi bu “OCCUPY”?

Bilindiği üzere 2008-2012 yıllarında ABD’de başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan Küresel Ekonomik Kriz’in getirdiği işsizlik, kemer sıkma politikaları, yüksek vergiler, sosyal adaletsizlik, hukuksuzluk ve sömürü düzenine karşı pek çok ülkede protestolar yapılmıştı.

Sosyal medyada örgütlenen öğrenciler, işsizler, emekliler, “dünyayı değiştireceğiz” , “yeni, özgür ve adil bir dünya istiyoruz”, “savaşa değil, halka harcayın” gibi sloganlarla büyük şirketler ve hükümetleri protesto etmekteydiler.

Arap Baharı’ndan sonra dünyada en etkili ve ses getiren kitlesel eylemlerden biri olan “Wall Street’i İşgal Et” (Occupy Wall Street) de  17 Eylül 2011’de aynı nedenlerle başladı.

Yugoslavya’daki Turuncu Devrimi örgütleyen Otpor/Canvas,  Mısır ve Tunus’taki Arap Baharı’nı sosyal medya üzerinden örgütleyen Occupy -ki Otpor’un devamıdır, Wall Street işgalinin de arkasındaki oluşumdur.

“İşgal et” anlamına gelen “Occupy”, Gezi Parkı eylemlerinde de başından beri sürecin içinde ve Tweeter üzerinden yönlendiricisi durumundaydı. Eylemlerde kullanılan pankart ve afişlerde sıkça yer almıştır.

İşin ilginç yanı, Occupy Hareketi, tüm dünyanın sömürülmesine ön ayak olan Rothschild ve Rockefeller aileleri ile aynı küresel çetenin etkin isimlerinden George Soros’dan şimdiye kadar hiçbir talepte bulunmamış, bu küresel çetelere karşı hiç bir manifesto yayınlamamışlardı. Hatta Soros, Birleşmiş Milletler’deki bir basın toplantısında “Occupy Wall Street” i desteklediğini belirtmiştir. Occupy hareketlerinin bu bağlamda ülkeleri “istikrarsızlaştırma” projesi olduğu da söylenmektedir.

Tayyip Erdoğan’ın Gezi Parkı Direnişi için söylemiş olduğu “yedirtmeyiz” sözünün de bu küresel çetelerin Türkiye’deki ayağı olan faiz lobisine söylendiğini düşünüyorum. Gezi Parkı olayları esnasında borsanın ve dövizin olumsuz yönde hareketlenmesi yine küresel çetelerin işine yaramıştır.

Gezi Parkı direnişi ise Taksim Dayanışma Grubu‘nun Gezi Parkı’ndaki ağaçların yıkılmasına karşı gösterdiği tamamen çevreci bir tepkiyle başladı. Sırrı Süreyya Önder oraya davet edildi. Amaç, Sırrı Süreyya’nın dokunulmazlığı aracılığıyla iş makinelerini ve polisleri durdurmaktı. Ancak polisin direnişçilerin çadırlarını cop ve kaba kuvvet kullanarak sökmesi, biber gazı ve gaz bombası kullanması ile direnişin rengi de seyri de değişti. Üstüne Başbakan’ın kışkırtıcı, aşağılayıcı ve yangına körükle giden tavrı ile eylemcilerin arasındaki provokatörler sayesinde tam bir kaosa dönüştü.

“Occupy Wall Steet” taklidi bir “Occupy Gezi” eylemi planlandı. Aslında başlangıç itibari ile mükemmel bir kitlesel eylem için gerekli tüm bileşenlere sahipti. Ancak bizde siyasi ideolojiler yüzde 50-50 diye ayrıldığı için ideolojilerin çatışma alanı haline dönüştürüldü. Başbakan’ın bireysel hakların kullanımına yönelik göstermiş olduğu muhafazakar baskı ve söylemlerden bıkan insanlar da sokaklara döküldü, tencereler tavalar ortaya çıktı.

Eylem laçkalaştı mı, Gezi parkı sadece marjinallerin akın ettiği bir alan haline mi dönüyor bunu zaman gösterecek.

Peki, Gezi Parkı Direnişi, Occupy hareketlerini destekleyen küresel çete tarafından kullanılıyor mu? Dış basın ağababalarının desteği ve halen flu olan büyük resme bakınca az çok görebildiklerimiz, bu ihtimalin de oldukça güçlü olduğunu gösteriyor.

Gezi Parkı eylemi, toplumun her kesimini ortak edebilecek bir muhalafet hareketine dönüşebilirdi. Bunca muhalefetsizlik içinde iktidarın fütursuz tavrına ve baskıcı yönetimine dur diyebilecek demokratik ve toplumsal bir ivme kazanabilirdi. Ama biz toplum olarak sivil örgütlülüğe alışkın değiliz. Nerede duracağımızı nerede ilerleyeceğimizi pek bilemiyoruz, işi Gezi parkı geyiklerine bağlıyor, bırakıyoruz. Bu bağlamda direniş zıddına hizmet eder hale geliyor!

2 thoughts on “Occupy Wall Street ve Occupy Gezi, Nedir Bu Occupy?

  1. ibrahim Vural dedi ki:

    Mehmet Ali Alabora kendi menfaatleri uğruna Türk Milletine ihanet etmiş modern görünümlü bir soytarıdır. Almanya ya Türk Milletini şikayet etmiş İnsan hakları mahkemesinden karar çıkarın diye. Maden aran okadar iyi git almanyada yaşa orası tam senin isteğin gibi bir yer. Niye 70 milyonu değiştirme zahmetine katlanıyorsun ki ? Hem böylece Türk Milletide senin gibi bir hainden kurtulmuş olur. Nedersin hoş olmaz mı?

    • Öncelikle her kim olursa olsun düşüncem karşımdaki insana hakaret ederek hak arayışına göz yummamaktan geçiyor. Hassasiyetim halkımızın bütün olup bitenler hakkında yeterince aydınlatılmamış olmasından ötürü kullanılmasından kaynaklanıyor. Apolitik bir toplum olmak istememiz yada olmamız bu şekilde kullanılmamalı. Ben şu ana kadar kişiler yada kurumlar hakkında hiç yorum yapmadım, sadece doğru olduğuna kani olduğum haberleri paylaşıyorum. Şüphem varsa muhakkak haberlerin içerisinde bunu anlaşılacak şekilde belirtiyorum. Lütfen daha çok insana doğruları anlatmaya, ülkemizin büyük balık tarafından yutulmasına izin verilmemesine destek olmaya çalışın. Türkiye’nin aydınlık yüzüne merhaba.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s