Bakmayalım görelim; Ergün DİLER (Ahmet Doğan Şimşek)

Ergün Diler

28 Mayıs 2014, Çarşamba

***

Baronların en büyük güvencesi bizim akıl tembelliğimizdir!
Kendi çevremizle ilgilendiğimizden, uzaklara, bölgeye kafa yormadığımızı çok iyi bilirler! Buna göre de oyun kurarlar! Tabii bunlar artık eskide kaldı! İçine düştükleri en büyük sıkıntı da bu!
Söylemekten yorulmayacağımı biliyorsunuz! Türkiye’yi olumsuz etkileyen hiçbir şeyin kaynağı bu topraklar değildir!
Aktörler YERLİ de olsa emir ve kurgu dışarıdandır! Tıpkı dün SOMALİ’de yapılan saldırı gibi!
Nasıl mı?
Anlatayım!
Sultan Abdülaziz tahta çıkar çıkmaz ilk yaptığı iş donanmayı güçlü kılmaktı! Daha SULTAN olmadan Süveyş Kanalı için en büyük desteği vermişti! Osmanlı’nın denizlerle ilişkisinin kesildiği için tükendiğini görecek kadar akıllı bir devlet adamıydı. Ziyaret için gittiği İngiltere’de KRALİYET DONANMASINI gördü ve notlarını aldı! El altından edindiği bilgilerle rotasını belirledi! Döner dönmez işe koyuldu ve dünyanın en büyük üçüncü donanmasını yaptırdı!
Artık Osmanlı açık denizlere gidecek ve dengeler tamamen değiştirecekti! Asker de, gemi de, silah da vardı! Ticaret yolları eskiden olduğu gibi Osmanlı’nın kontrolünde olacaktı!
Ama olmadı!
Bilekleri kesilerek öldürülen Sultan Abdülaziz kurduğu hayalin faturasını ödedi! Hem de bu toprakların çocukları tarafından öldürülerek! Ortaya koyduğu İDDİA ve AKIL sonu oldu! Donanma Haliç’e terk edildi! Abdülhamit de zorunlu olarak el atamadı! Yoksa o da başına neyin geleceğini çok iyi biliyordu! Donanma çürürken çok kişinin bilmediği başka bir olay daha yaşanıyordu! Dünyada ilk kez denenen ve çok başarılı olan zırhlı denizaltıları Abdülhamid ile Abdülmecit de kaderine terk etmişti!
Denizlerdeki dengeleri tamamen değiştirecek silahlarımız Haliç’te esir alınmıştı!
Bu nedenle Birinci Dünya Savaşı’na tek bir denizaltımız olmadan girmek zorunda kalmıştık!
Donanma çürümeye terk edildikten sonra İstanbul’a gelen İngiliz Amirallik Birinci Lordu William Palmer “Osmanlı Donanması diye bir şey kalmadı” diye bir raporu Buckingham’a yolladı!
Adamlar bayram ediyordu anlayacağınız!
Bizim sözde aydınlarımız “Somali’ye değil Soma’ya gelin!” derler! Soma’yı çok sevdikleri için değil! Somali’den uzak durmamız gerektiği için!
Çünkü Türkiye’nin Okyanusa açılmak için tek şansı Afrika’dır!
En elverişli ülke ise Somali’dir.
Osmanlı, 16. Yüzyıl’da Hint Okyanusu’nda Portekiz ile girdiği deniz savaşlarında üs olarak Aden Körfezi’nde ki Zeyla Limanı’nı kullandı. Bu savaş Osmanlı gemilerinin okyanusa uygun olmaması nedeniyle kaybedildi.
Aslında kaybedilen sadece bir savaş değildi! Yeni Dünya’nın da en büyüğü olma ihtimaliydi.
Çöküşten sonra çok farklı projelerle küçüldük!
Budandık! İddiasız bir ülke haline getirildikten sonra yapay düşmanımız Yunanistan’la uğraştık! Görevdi bu!
Koskoca Türkiye, İstanbul’un yarısı kadar olan bir devletle neden uğraşıyordu! Kimse bunu sorgulamıyordu! Üstelik askeri yapılanmamız da bu şekilde yürüyordu! Donanma tek düşman olarak Atina’yı görüyordu!
Bu nedenle hızlı, küçük ve kıvrak gemileri tercih ediyorduk!
Ufkumuz bu kadardı!
Ama devleti geri alan Türk aklı denizde de işleri değiştirince Abdülaziz’i öldüren güçler yine devreye girdi!
Türkiye uçak gemisi için düğmeye basınca hedefin Somali ve sonrası olduğu ortaya çıktı! Artık Okyanuslar Türkler’i bekliyordu!
Mesaj da yine 148 yıl sonra ÜMİT BURNU’NU dolaşan DONANMADAN geliyordu:
ARTIK BİZ VARIZ!
Peki, bizim orada olmamız kimi rahatsız etti?
İşte bunun cevabı, günlük yaşamayanlar için iki yıl öncedeydi!
2012’de İngiliz BP şirketi SOMALİ için araştırma yaptı! Çok detaylı araştırmada bu yoksul ülkenin topraklarında 100 milyar varillik petrol rezervi olduğu ortaya çıktı!
İngiltere’nin ev sahipliğinde toplanan Uluslararası Somali Konferansı’nın hemen ardından Kraliçe’nin, Somali’ye yardım karşılığında doğal kaynaklarından pay talep ettiği ortaya çıktı…
Yani Ankara elini uzatınca içeridekiler satırla saldırıyor, ancak Kraliçe’ye kimse gıkını çıkaramıyordu!
Bizde işler böyleydi!
Dışarıya çalışan kazanıyordu! Çok örneği vardı!
Neyse…
Son yıllarda hep Somalili korsanlar manşetlere geliyordu!
Neden acaba?
Filmi bile yapılan korsanları kim tetikliyordu?
Neden Londra’nın korumasındaki gemilere bir şey olmuyordu! Kim yönetiyordu bu operasyonları!
Evet! Tam tahmin ettiğiniz gibi! İngiltere’nin oradaki zenginliği kimseye bırakmaya niyeti yoktu!
Ama unuttuğu bir şey vardı!
Herkesi oradan uzak tutmayı başarmışken Türkler’i gözden kaçırmıştı!
En deneyimli deniz subaylarını içeri attırmayı başarsa da Türkler orada olmayı bilmişti!
İçerideki operasyonlarla, casusluk hikayeleriyle DENİZ KUVVETLERİ’ni çökertmeyi planlasa da Türk aklı koca bir filoyla Ümit Burnu’nu dolaşmıştı! Hep dediğim gibi 148 yıl önce başlayan ESARET denizlerdeki isyanla son buldu!
Osmanlı’nın çökertilmesi donanmanın çürütülmesiyle başlamış ve kontrol edilen ülke haline gelmiştik! Şimdi ise 150 yıllık rövanşı alarak geliyoruz!
Soma da, Somali de bizim!
Siz bakmayın içerdeki gafillere!
Onlar KRALİÇE’NİN ADAMLARI…
Bize bu toprakların çocukları yeter de artar bile!
İstanbul Üniversitesi’nin girişine konulan TUĞRA zaten her şeyi açık açık söylüyor!
Biz DÖNDÜK, onların haberi var!
Duymayan sadece içerideki BARON ve adamları…
Verdiğimiz rahatsızlık için üzgün değiliz! İşte bizden korkanlar, masum THY Güvenlik Sorumlusu Sadettin Doğan’a saldırıp şehit etti!
Bu ilk değil, son da olmayacak!
Ama bu yürüyüş durmayacak!
İşin özü bu!
Gerisi teferruat!

*

Referans: Milli Görüş 1969 Bakmayalım Görelim (Ergün Diler)‏

Ahmet Doğan Şimşek (ahmetdogan.simsek@gmail.com)

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s