‘Nobel Barış Ödülü kaldırılsın!’

Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica, Nobel Barış Ödülü’nün kaldırılmasını istedi

  • 32271-mujica

Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica, Nobel Barış Ödülü’nün kaldırılmasını istedi.  Devlet Başkanı Mujica, dünyanın bir çok bölgesinin savaşlarla kan gölüne dönüştüğü bir ortamda barış ödülü verilmesinin anlamı kalmadığını belirterek soğuk savaş dönemlerini özlediğini söyledi. Uruguay Devlet Başkanı, soğuk savaş döneminde halkın çok zorluklar yaşadığını ancak hiçbir zaman bu kadar kan dökülmediğini hatırlatarak, “O zamanlar liderler oyunu kuralına göre oynuyordu, bir düzen vardı, telefonlar açılıp savaşlar durduluyordu, şimdi kimse bana gelip soğuk savaş dönemini eleştirmesin” dedi.

KAZANIRSAM ÖDÜLÜ REDDEDERİM
Devlet Başkanı Jose Mujica, İspanyol El Mundo gazetesine verdiği özel röportajda, adının Nobel Barış Ödülü adayları arasında geçmesine karşı çıkarak kazanması halinde bu ödülü reddedeceğini açıkladı. “Ukrayna’da, Libya’da Irak’da Suriye ve Filistin’de yaşananları konuşmak bile istemiyorum” diyen Mujica, “Bunun üzerine bir de barış ödülü vermek neyi ifade eder ki kaldırılması en iyi sonuç olur” dedi. (DHA)

ŞİDDET ABD’NİN İŞİNE GELİYOR
Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica bir süre önce yaptığı “İsrail Filistin halkına soykırım yapıyor” açıklamasının sorulması üzerine “Bu sözlerimin arkasındayım “ diyerek, bu savaşın en büyük sorumlusunun ABD olduğunun altını çizdi. “ABD istese bölgeye biraz daha sarışın çocuk gönderir savaşı durdurur ancak istemiyor, her yere mavi bereli barış askeri gönderen ABD neden buraya göndermekte zorlanıyor” diyen Mujica, “Çünkü bu durum onların işine geliyor, bu savaş kinden ve nefretten başka bir şey üretmiyor” açıklaması yaptı.

TÜRK HAVA YOLLARI PERSONEL ARIYOR

20 Ağustos 2014 Çarşamba, 17:50:02Türk Hava Yolları, yurtdışı ofislerinde görevlendirilmek üzere personel aradığını duyurdu.

Türk Hava Yolları, resmi internet sitesinden yayınladığı ilanla yurtdışında görevlendirilmek üzere idari ve mali işler personeli aradığını duyurdu.

İŞTE THY’NİN KRİTERLER

Genel Özellikler

T.C. vatandaşı olmak.
Adli sicil kaydı veya adli sicil arşiv kaydı bulunmamak.
Erkek adaylar için askerlik görevini yapmış veya muaf olmak.
01.01.1988 ve sonrasında doğmuş olmak.
Yurt dışı ofislerinde çalışma konusunda herhangi bir engeli bulunmamak ve en az 10 yıl THY ofislerinin bulunduğu ülkelerde çalışmayı kabul etmek.
İyi derecede İngilizce bilmek (THY A.O. tarafından yapılacak olan İngilizce sınav ve/veya mülakatında başarılı olmak). İkinci yabancı dil tercih nedenidir.
En az 4 yıllık eğitim veren üniversitelerin
Siyasal Bilgiler,
İktisadi ve İdari Bilimler,
İktisat,
İşletme,
Yönetim Bilimleri,
İşletme ve Yönetim Bilimleri,
İşletme ve Ekonomi fakültelerinden mezun olmak.

Başvuru Şekli ve İzlenecek Yol

Yukarıdaki şartları taşıyan adayların, ilana internet üzerinden başvurmaları gerekmektedir. İnternet başvurusu dışında herhangi bir şekilde başvuru kabul edilmeyecektir.
İlan, yeterli sayıda başvuru alınana kadar yayında kalacaktır.
İlan kriterlerini sağlayan adaylar önce yazılı sınava, başarılı olanlar mülakata davet edilecektir. Mülakat aşamasında adayların yukarıda belirtilen kriterlere uygunluğunu belgelemeleri istenecektir. Kriterlere uygun olmayan adaylar sürece devam edemeyecektir.

2013′ün En Çok İzlenen 10 TED Konuşması

ted (1)

 

TED (Technology, Entertainment and Design) Konuşmaları 1984 yılından bu yana yüzlerce konu hakkında bilgi ve düşüncelerin yayılmasını sağlayarak, ufukların açılmasına, zihinlerin genişlemesine öncülük ediyor. TED Konuşmaları ile dünyanın en zeki beyinleri bizlere aktardıkları fikirleri ile yepyeni dünyalara yelken açmamızı sağlıyor.

Belki bu TED Konuşmaları ile ilk tanışmanız oluyor olabilir ancak eminim ki son izlediğiniz videolar olmayacak.

Pazarlama dışında da hemen her konuda konuşmalara rastlayabileceğiniz TED.com sitesine, bir göz atmanızda fayda var. Pek çok videoda Türkçe alt yazı seçeneği de mevcut.

Bu kezde 2011′den bu yana “En Çok İzlenenler” listesini her yıl sonunda paylaşan TED Blog, bu yılda en popüler konuşmalarıyayınladı. Hulu, YouTube, iTunes gibi platformlardaki izlenme sayılarının da dahil edildiği listede, geçtiğimiz yıllara göre izlenme sayılarını neredeyse iki katına çıkaran Simon Sinek veMary Roach’ın konuşmaları dikkat çekici. TED’in artık klasik videosu haline gelen Ken Robinson’un “Okul yaratıcılığı öldürüyor.” konuşması bu yılda 9 milyondan fazla izlenerek tahtı kimselere kaptırmadı.

Bizde 20 Konuşmanın paylaşıldığı bu listedeki ilk 10 konuşmayı sizler için derledik.

(Daha önce pazarlama üzerine yapılan önemli konuşmaları sizler için derlemiştik. Dileyenler tıklayarak ulaşabilir.)

1. Sir Ken Robinson – Okul Yaratıcılığı Öldürüyor (2006): 23,510,221

Sir Ken Robinson, yaratıcılığı (baltalamaktan ziyade) besleyen bir eğitim sistemi yaratma ülküsünü eğlenceli ve son derece sürükleyici bir üslupla bizlerle paylaşıyor.

2. Jill Bolte Taylor‘ın Müthiş İçgörü Darbesi (2008): 14,343,197

Jill Bolte Taylor’un eline pek az beyin araştırmacısına nasip olacak bir araştırma fırsatı geçti: Büyük bir inme geçirdi ve beyninin hareket, konuşma, farkındalık gibi beyin işlevlerinin birer birer iptal oluşunu izledi. Şaşırtıcı bir öykü.

3. Simon Sinek – Liderler Bir Hamlede Nasıl İlham Verirler (2010): 14,228,854

Simon Sinek’in altın çember ve sorusu “Niçin” ile başlayan basit fakat güçlü bir ilham verici liderlik modeli var. Onun verdiği örnekler ‘Apple’, ‘Martin Luther King’, ve ‘Wright’ Kardeşleri kapsamakta — ve karşıt olarak da zor günler geçiriyor gibi gözüken Tivo. (yakın geçmişte kazandığı mahkeme ile borsa değerlerini üçe katladı.)

4.Brene Brown – Kırılganlığın Gücü (2010): 12,703,623

Brene Brown insandaki yakınlık duygusu üzerinde çalışıyor – empati, ait olma, sevme yeteneklerimiz. TEDxHouston’daki bu etkileyici, eğlenceli konuşmada, araştırmasından derin bir içgörüyü paylaşıyor, kendini tanımaya ve böylece insanlığı tanımaya onu iten kişisel arayışını. Paylaşmaya değer bir konuşma.

5. Amy Cuddy – Vücut Dilin Benliğini Şekillendiriyor (2012): 12,682,694

Vücut dili başkalarının bizi nasıl gördüğünü etkilemekte, fakat kendimizi nasıl gördüğümüzü de değiştirebilir. Sosyal psikolog Amy Cuddy, “güç duruşu”nun– insanın kendinden emin olmadığı durumlarda bile kendinden emin şekilde duruş sağlamasının–, o kişinin beynindeki testesteron ve kortizol düzeylerini etkileyebileceğini ve belki de o kişinin başarı şansını etkileyebileceğini gösteriyor.

6. Pranav Mistry – 6. His Teknolojisinin Heyecan Verici Potansiyeli (2009): 12,068,105

Pranav Mistry, TEDHindistan’da fiziksel dünya ile veri dünyasının etkileşimine yardımcı olacak çeşitli araçları gösteriyor – kendisinin AltıncıHis cihazı ve yeni, devrimsel kağıt “dizüstü” de buna dahil. Sahnedeki soru-cevap kısmında ise Mistry tüm imkanlara yol vermek için AltıncıHis’in yazılımını açık kaynak olarak sunacağını söylüyor.

7. Tony Robbins – Neyi Neden Yapıyoruz? (2006): 10,425,014

Tony Robbins insanların hareketleri altında yatan “görünmez güçler”den bahsediyor — ön sıradaki Al Gore’a da selam ediyor.

8. David Gallo – Su Altının Şaşırtıcılıkları (2007): 10,266,221

David Gallo, bizlere aralarında renk değiştiren mürekkep balığının, mükemmel bir şekilde kamufle olan ahtapotun ve okyanusun kapkara derinliklerinde Times Meydanı kadar neon ışığı gösteren balıkların olduğu inanılmaz deniz yaratıklarının hayran bırakan çekimlerini gösteriyor.

9. Mary Roach – Orgazm Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey (2009): 9,435,954

“Bonk” kitabının yazarı Mary Roach, bilinmeyen, kimisi yüzyıllık bilimsel araştırmaları tarayıp, cinsel doruk ile ilgili 10 değişik şaşırtıcı iddia ortaya atıyor — bazısı tuhaf, bazısı komik. (Bu konuşma yetişkinler içindir. İhtiyatlı olunması önerilir.)

10. Daniel Pink – Şaşırtıcı Motivasyon Bilimi (2009): 9.176,053

Kariyer analisti Dan Pink, sosyal bilimcilerin bildiği ama yöneticilerin bilmediği bir gerçekten yola çıkarak motivasyon bilmecesini inceliyor: Geleneksel ödüller düşündüğümüz kadar etkili değildir. Aydınlatıcı hikayeleri — ve belki de sizi ileri götürecek yolu dinleyin.

Listenin devamı için TED Blog’da yayınlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Türkçe TED Konuşmaları

Çok değerli konuşmacıların farklı ve önemli konularda yaptıkları TED Konuşmaları’nınTürkçe’ye çevrilmiş olanlarının listesi 01.10.2009 tarihi itibarıyla aşağıda yer almaktadır. TED Konuşmaları’nın tümünün listesi için de Hasan Başusta‘nın Friendfeed’de yer alanpaylaşımına bakabilirsiniz.

No Konuşmacı ve Konu
1 Adam Grosser ve Yenilenebilir Buzdolabı
2 Aimee Mullins’den koşu üzerine
3 Al Gore iklim değişikliğindeki son …
4 Al Gore iklim krizine çözüm buluyor.
5 Al Gore: İklim krizi üzerine yeni düşünceler
6 Alisa Miller haberler hakkındaki …
7 Allison Hunt (yeni bir) kalça ediniyor
8 Anand Agarawala BumpTop masaüstünü deniyor
9 Andrew Mwenda Afrikaya yeni bir …
10 Ann Cooper okullardaki öğle …
11 Antisosyal telefon oyunları üzerine …
12 Arthur Benjamin’in “Matematik Sihri”
13 Arthur Benjamin’in matematik …
14 Arthur Ganson hareket eden heykeller yapıyor
15 Aubrey de Grey yaşlanmayı …
16 Barry Schuler: Genomiğin Temelleri
17 Barry Schwartz Seçme Çelişkisi Üzerine
18 Barry Schwartz: Bilgeliği …
19 Benjamin Zander’dan müzik ve tutku üzerine
20 Bill Gross yeni enerjiyi bulmak …
21 Bill Joy geleceğe dalıyor
22 Blaise Aguera y Arcas Photosynth’i Gösteriyor
23 Bob Thurman’a göre hepimiz Buda olabiliriz.
24 Brian Cox: CERN’in süper …
25 Carolyn Porco: Satürn’ün …
26 Christopher deCharms beyni gerçek …
27 Dan Ariely soruyor, kararlarımız …
28 Dan Dennet : Şirin , seksi , tatlı , komik
29 Dan Gilbert’tan yanlış …
30 Dan Pink ile şaşırtıcı motivasyon …
31 David Hoffman “herşeyi kaybetmek” üzerine
32 David Hoffman Sputnik çılgınlığını …
33 David Merrill düşünebilen …
34 Dean Kamen yeni bir kol protezini gösteriyor
35 Dean Ornish genleriniz alınyazınız …
36 Elizabeth Gilbert: Deha Üzerine
37 Eric Giler’dan kablosuz elektrik gösterisi
38 Erik Hersman krizi cep telefonu ile …
39 Eva Vertes: Tıbbın Geleceğine Bakış
40 Gever Tulley: Çocuklar için 5 tehlikeli şey
41 Gordon Brown: Küresel fayda için bir ağ örmek
42 Gregory Petsko ile yaklaşan …
43 Hans Rosling görecek olacağınız en …
44 Helen Fisher bize neden sevdiğimizi …
45 Helen Fisher’ın âşık beyin çalışmaları
46 Hod Lipson “bilinçli” robotlar yapıyor
47 Jacob Trollback müzik videolarını …
48 Jared Diamond: Toplumların Çöküşü Üzerine
49 Jay Walker: Dünyadaki İngilizce …
50 Jill Bolte Taylor’a inen müthiş …
51 Jim Fallon: Bir katilin zihnini keşfetmek
52 Joachim de Posada diyor ki, Marşmelovu yeme
53 Kamal Meattle’dan kendi temiz …
54 Ken Robinson diyor ki; “Okullar …
55 Kenichi Ebina’dan sihirli hareketler
56 Lura Trice hepimizin teşekkür …
57 Majora Carter’ın Kentsel Yenileme Masalı
58 Marisa Fick-Jordan büyüleyici Zulu …
59 Mary Roach: Orgazm hakkında …
60 Matthieu Ricard’dan mutluluk …
61 Michael Pritchard pis suyu içilebilir yapıyor
62 Micheal Shermer garip şeylere …
63 Michelle Obama’nın eğitim isteği
64 Murray Gell-Mann ile dillerin atası üzerine
65 Nellie McKay “Clonie”‘yi seslendiriyor.
66 Ngozi Okonjo-Iweala, Afrika’da iş …
67 Noah Feldman: Politika ve din birer …
68 Peter Diamandis: Stephen Hawking …
69 Richard Dawkins ile “tuhaf” evrenimiz üzerine
70 Richard St. John:”Basari devamli …
71 Richard St. John’dan başarının 8 sırrı
72 Rufus Cappadoccia çalarken Bruno …
73 Sean Gourley ile savaşın matematiği üzerine
74 Seth Godin, Dilimlenmiş Ekmek
75 Siegfried Woldhek Leonardo’nun …
76 Stefan Sagmeister öğrendikleri üzerine
77 Stephen Hawking kainat hakkında …
78 Tom Wujec beynin 3 yolla anlam …
79 Tony Robbins neyi neden yaptığımızı soruyor
80 Wade Davis tehlikede olan kültürler …
81 William Kamkwamba rüzgar gülü inşa …
82 Yves Behar’ın Kompresörlü Motosiklet Tasarımı

Levent Yaralı

TED Konferansları

james-lyne-at-ted2013 ted

TED (İngilizce: Technology Entertainment Design), her iki yilda bir Kaliforniya, Monterey’de düzenelenen bir konferanstır. Bu konferansın varoluş amacı, farklı alanlardaki ileri derecede bilgi sahibi kişilerin bilgi alışverişine zemin oluşturmaktır. İlk olarak 1984 yılında hayata geçirilen fikir, 1990 yılına kadar yaşanan kesintinin ardından aralıksız devam etmektedir.

TED, kâr amacı gütmeyen özel Sappling Vakfı’nın sahip olduğu, “Yaymaya Değer Fikirleri” yaymak amacı ile kurulmuş küresel konferanslar serisidir. TED başlangıçta 1984 yılında bir kereye mahsus bir etkinlik olarak düzenlenmiş fakat 1990 dan itibaren Monterey, Kalifornia’da yılda bir kez düzenlenmeye devam edilmiştir.

TED’in önceleri vurgusu, cazibe merkezi olan Silikon vadisi ile uyumlu olarak, büyük oranda teknoloji ve dizayn konularında olmuştur. Etkinlikler şu anda ABD de Long Beach ve Palm Springs’te gerçekleştirilmektedir ve Avrupa ve Asya’da canlı eşzamanlı izleme imkanı da sunulmaktadır. Konferanslar bilim ve kültür alanlarında giderek daha geniş bir yelpazede konu başlıklarını ele almaya başlamıştır. Konuşmacılara fikirlerini en yenilikçi ve çekici biçimde sunmaları için en fazla 18 dakikalık süre verilmektedir. Geçmiş konuşmacılar arasında Elif Şafak, Bill Clinton, Jane Goodall, Malcolm Gladwell, Al Gore, Gordon Brown, Richard Dawkins, Bill Gates, eğitimci Salman Khan, Google’in kurucuları Larry Page ve Sergey Brin, ve birçok Nobel Ödülü sahibi bulunmaktadır. TED’in halihazırdaki sorumlusu İngiliz gazeteci ve magazin yayıncısı Chris Anderson’dur.

2005 yılından 2009 yılına kadar, yılda 3 adet 100.000$ lık TED ödülü kazananlarının dünyayı değiştirecek amaçlarını gerçekleştirmelerine yardımcı olmak için verilmiştir. 2010’dan itibaren ise seçim süreci de değiştirilerek, kazananın amacını başarmasına TED’in katkısını arttırmak amacı ile tek bir kazanana verilmesine başlanmıştır. Her kazanan amacını yıllık ana konferansta açıklamaktadır. Haziran 2006’dan beri TED konuşmaları ücretsiz olarak Yaratıcı Kamu (Creative Commons) lisansı ile TED.com adresinden izlenebilmektedir. Kasım 2011 itibarı ile 1050 nin üzerinde konuşmaya ücretsiz online ulaşılabilmektedir. Ocak 2009 tarihi itibarı ile bu konuşmalar 50 milyon kez izlenmiştir. Haziran 2011 itibarı ile ise bu rakam 500 milyonun üzerine çıkmıştır ve halen büyüyen global bir izleyici kitlesini yansıtmaktadır.

Kaynak : Vikipedi

 

 

tedtalks2

TED dedikleri mevzu efendim, yüzlerce insanın bir sinema veya tiyatro salonuna teşrif ederek, benim bir fikrim var diyenin sahnede arzı endam ettiği, bir tür tek kişilik fikri temaşadır. Temaşa derken izleyenlerin, dinleyenlerin boş boş konuşan bir insan müsfettesi ile eğlenmesi değil tabiki. Öyle stand-up tarzında bir mesele değil, adamlar ciddi ciddi yahu biz eğleneceksek bunu fikri zikri insanlar vasıtası ile fikirler üzerinde tefekkür ederek yapalım demişler. Yani boş konuşulanın kahkahalar ile dinlenip alkışlandığı değil, fikri dinlenesi olanın, ruhunda ve aklında değer taşıyanların ve bunları başkaları ile paylaştığı, paylaştığı fikrinde başkaları tarafından dinlendiği bir söylem temaşasıdır TED konuşmaları. Bu açıdan medeni dünyanın belki de en değerli sayabileceğimiz sosyal ifade arenasıdır burası. Ancak görüleceği üzere aynı zamanda da eşeğin aklına karpuz kabuğunun da getirildiği bir ortamdır. Güzelin ve olması gerekenler ile dayatmanında alttan alta verildiği, yeni dünya düzeninin tatlı yönlerinin izleyiciye bir parmak bal ile tattırıldığı, (paranız veya sömürülecek birşeyleriniz olduğu müddetçe!) hepimiz kardeşiz nidalarının içten içe atıldığı bir cemiyet toplantısı.

Ancak bu kadar propaganda yapılmasına rağmen işin doğası olan *bilginin paylaşımı* noktasında arkasında gizlediği niyeti ile bile olsa verilen ve anlatılan fikirler bir tür fikir kulübü olarak bizlere ilham ve yöntem gösterme açısından çok kıymetli hale geliyor ve birçok kıymetli fikir ve konuşmaları bizlere sunuyor. Yeter ki neyi seçtiğimizi bilirsek ve ne aradığımızı unutmazsak büyük bir bilgi kaynağının karşısında duran ve sadece kapısını açmamız için bekleyen bir dünya olduğunu görürüz.

murad 11 Mart 2014 saat:15:00

Biraz da sözü kendisine bırakalım…..

TED ilk olarak 1984 yılında (adını aldığı) Teknoloji, Eğlence ve Tasarım konularını bir araya getirmek amacıyla düzenlenen bir konferans olarak hayata geçirildi. Yıllar içinde kapsamı genişletilerek sürekli daha büyük bir azimle çalışıldı. Şimdi hangi alanda çalışırlarsa çalışsınlar dünyanın en iyi düşünürlerini ve icracılarını bir araya getirmeye çabalıyoruz. Bütün bilgiler birbirine bağlıdır ve TED, farklı alanlara ait önemli düşünce biçimlerini keşfedip kendi yaşamınıza ve iş hayatınıza uyarlayabileceğiniz bir merkez haline geldi. Çoğu katılımcı için sonuç: enfes, beklenmedik bağlantılar, olağandışı görüşler ve güçlü bir ilham kaynağı…

Ayrıca organizasyon henüz tam anlamıyla ünlü olmayan, yeni tanınan sanatçı, bilim adamı ve düşünürleri bulup TED topluluğuyla tanıştırıyor. Hepsinin ötesinde TED ünlü isimlerden çok daha fazlası… Dünyayı değiştirebilecek güce sahip fikirler, tutku, kahkaha, güzellik ve beceri…

TED Konuşmacıları bazen dünyanın önde gelen şirketlerinde yöneticisi ya da bu şirketlerin en beğenilen ürünlerinin tasarımcısı veya dünyayı değiştiren ürünleri ortaya koyarak çığır açan araçlar yaratanlar. Onlar, güvenilir isimler; gelenekleri yıkan birer yenilikçi, ikon ve dahiler. Aynı şekilde TED’in hitap ettiği kitle de en az konuşmacıları kadar olağandışıdır. Katılımcılar arasında Google’un, Amazon’un, eBay’in kurucuları gibi Internet öncüleri, film yapımcıları, mimarlar, sanat yönetmenleri, CEO’lar, belki de bir düzine milyarder, yazarlar, yatırımcılar, ünlüler, hayırseverler ve her alandan, kamuoyu oluşturan kimseler yer alır.

kaynak: ted.com

Plasma – Led – LCD Tv almadan önce bilinmesi gerekenler – 1

Plasma/LCD/Led Tv alacaksanız bilmeniz gereken pek çok ayrıntı vardır. Resim gösterim hızı olarak da bilinen ve asıl adı refresh rate olan ve Hz cinsinden ifade edilen terim çok önemlidir. Bu yüzden öncelikle bu konuda bilgi vereceğim. Her marka kendine has özelliklerde bir Hz değeri üretmektedir. Bunu yazılımsal olarak yapmaktadırlar ve aslında var olmayan Hz değerlerini ortaya çıkarmışlardır. Refresh rate değeri bir televizyonun saniyede gösterebileceği frame değeridir. Özellikle futbol maçı veya çok hızlı aksiyon filmlerinde bu özellik önemlidir.

Hızlı geçişler olan yayınlarda Tv’nizin Hz değeri ne kadar yüksek ise o kadar kaliteli görüntü alırsınız ve detayları görebilirsiniz. Ayrıca gözünüzün de Hz değeri vardır. Her insanda farklıdır. Bu yüzden görmeden Tv almayın derim. Her insanın gördüğü görüntü farklıdır. Mesela bazı gözler hızlı geçişleri düzgün olarak göremezler. Bu durumda Hz değeri yüksek bir tv de görüntü sanki atlıyor gibi görünür. Ggözünüzde sorun olmadığını düşünerek Hz değeri yüksek Tv önereceğim.

Piyasada yaptığım araştırma neticesinde 1200 Hz değere sahip tvler gördüm. Ancak bu teknik olarak imkansız. Amerika!da 60, 120 ve 240 Hz değerleri vardır. Dünyanın geri kalanında ise 50, 100 ve 200 Hz değerleri vardır. Ülkemizde bu sınıfta kategorilendirilmiştir

Standart tv yayınları 50 Hz dir. Bu durumda siz 200 Hz refresh rate değeri olan bir tvye sahip olsanız dahi alacağınız görüntü kalitesi 50 Hz olacaktır. Elbette son dönemde HD yayın yapan bazı mevcut kanallar vardır. Bu kanalları uygun bir HD uydu alıcısı ile tvnizde izlerseniz işte o zaman alacağınız tvden maksimujm performansı alabilirsiniz. Eski tip ve HD yayın desteklemeyen uydu alıcıları SD uydu alıcısı olarak geçer. Eğer uydu alıcınız HD yayın destekli değilse refresh rate değeri bir tv almayı düşünmeyin. Tabi Blueray okuyucunuz varsa durum başka. Aslında bu konuda söyleyecek çok şey var fakat bunlara başka bi yazımda değineceğim.

Gelelim bu yazını nasıl amacı olan Hz değerine. Markette öyle atılımlar yapıldı ki Hz değeri ne kadar yüksek gösterilirse o kadar çok satarız şeklinde bir düşünceye kapıldı üreticiler. Bu yüzden tvlere işlemci yerleştirip yazılımlarla Hz değerleri ile oynadılar. Her markanın kendine has geliştirdiği yazılımlar standart Hz değerlerini alıp bununla oynadılar. Bazı modellerde Hz gerçekten arttırıldı, çoğu modelde ise sadece söyleme şekli değiştirildi. Peki bunlar neler ve gerçekte eş oldukları değerler neler ?

İlk olarak en çok modele sahip Samsung’dan bahsetmek istiyorum. Clear Motion Rate (CMR) adı altında bir Hz değeri üretildi. Altta yazdığım şekilde gerçek değer eşleşmelerini görebilirsiniz. Bir modelinde 1200 Hz CMR yazdığını gördüm. Bununda gerçek değerinin 200 Hz olduğunu düşünüyorum. Tam inceleme olanağım olmadığı için tabloya dahil etmedim.

50 Hz Gerçek Değer = CMR 50 Hz, CMR 100 Hz.
100 Hz Gerçek Değer = CMR 200 Hz, CMR 400 Hz, CMR 600 Hz.
200 Hz Gerçek Değer = CMR 700 Hz, CMR 800 Hz, CMR 1000 Hz.

Lg ise Motion Clarity Index adı altında Hz değeri oluşturdu. Buradaki gerçek değerler altta yazılıdır.

50 Hz Gerçek Değer = MCI 50 Hz, MCI 100 Hz.
100 Hz Gerçek Değer = MCI 200 Hz, MCI 400 Hz.
200 Hz Gerçek Değer = MCI 800 Hz, MCI 1000 Hz.

Sony, MotionFlow adı altında Hz değerini göstermektedir.

50 Hz Gerçek Değer = MotionFlow 100 Hz.
100 Hz Gerçek Değer = MotionFlow 200 Hz, MotionFlow 400 Hz.
200 Hz Gerçek Değer = MotionFlow 800 Hz.

Panasonic Backlight Scan:

50 Hz Gerçek Değer = Backlight Scan 100 Hz.
100 Hz Gerçek Değer = Backlight Scan 600 Hz, Backlight Scan 1000 Hz.
200 Hz Gerçek Değer = Backlight Scan 3600 Hz.

Toshiba Active Motion Rate:

50 Hz Gerçek Değer = AMR 50 Hz.
100 Hz Gerçek Değer = AMR 100 Hz, AMR 200 Hz.
200 Hz Gerçek Değer = AMR 400 Hz, AMR 800 Hz.

Philips Perfect Motion Rate:

50 Hz Gerçek Değer = PMR 100 Hz, PMR 200 Hz.
100 Hz Gerçek Değer = PMR 400 Hz, PMR 800 Hz.
200 Hz Gerçek Değer = PMR 1200 Hz.

Bu yazdığım değerler 2013 yılı için bu şekilde. Sharp, Active Motion ismi ile Hz değerini gösteriyor bazı modellerinde. Active motion 200 Hz değeri orjinalde 100 Hz değeri göstermektedir. Sharp tvleri çok fazla detayllı inceleme fırsatım olmadı ama diğer tvlere göre farklı bir kalitesi ve özelliği olduğunu söyleyebilirim. Bu yazımda sadece Hz değerini esas aldığım için söyleyeceklerim sadece bunlardan ibaret olacak. Diğer özellikleri söylemeyeceğim.

Bilinmesi gereken önemli bir özellik de plasma tvlerin led veya lcd tvlere göre hz değerini daha doğru ve orantılı kullanma teknolojisine sahip olduğudur. Bu çok önemli bir avantaj iken sabit bir görüntüyü sürekli ekranda bırakacaksanız plasma vler iyi değildir. Eğer sabit bir görüntüyü sürekli ekranda bırakmayacaksanız plasma tv tercih edebilirsiniz. Hem renkleri daha rahat gösterir hemde local dimming denilen özelliğin tvnizde olmasına gerek kalmaz. Local dimming, mikrop local dimming yada pro versiyonlar lec ve lcd tvler için geliştiirlmiş bir özelliktir. Çünkü plasma tv de olduğu gibi siyah renklera tam olarak hakim değillerdir.
Bu Yazı iGOTEK Bilgi Bankası’na Aittir. http://blog.igotek.net – Powered by iGOTEK Online Security & Investment Corporation
Yazının Orjinal Kaynağı >>> http://blog.igotek.net/plasma-led-lcd-tv-almadan-once-bilinmesi-gerekenler-1/#ixzz3ALVeWkmh

Ölçülü Olmak

Ölçülü Olmak

Ölçülü Olmak

Krallardan biri bir Sufiye sormuş: <ı>”Benim hangisini yapmam daha doğrudur: Halkımın bilgisini arttırmak mı yoksa onlara daha çok yiyecek dağıtmak mı?” Sufi şöyle cevap vermiş: <ı>”Neden bilgi? Kişi onu alacak durumda değilse, sizden nefret eder; eğer onu takdir edebilecek biri değilse, faydasız bulacaktır; onu elde ederken, gururu kabaracak biri ise, size olan saygısı azalacak; onu anlayacak durumda değilse, sizi tenkit edecektir. Yiyecek niye? Eğer çok yerse güçten düşer ve hastalanır; eğer kendisini şımartmak istediğinizi düşünürse, size karşı dolap çevirir; eğer daha fazla elde edebileceğine kanaat getirirse ayaklanır, kargaşa çıkarır. Bırakın, herkes kendiliğinden ne kadar elde edebiliyorsa onu elde etsin. Doğru ölçü budur.”

Ölçülü olmak; dikkatli, adil, hassas ve düşünceli olmak olarak tanımlanır. Ölçülü olmak; duygu, düşünce ve davranışlarda dengeli ve kontrollü olarak yaşama halidir. Dengeli (ölçülü) insan, kendi eğilimlerini, tutkularını, arzularını, korkularını, endişelerini ve davranışlarını kontrol eden, kendine hâkim olabilen ya da hakim olabilmek için ömür boyu kendine söz geçirmek uğruna yine kendi ile savaşan ve asla pes etmeyen insandır. O kendini bilir ve tanır. Siyah ve beyazın, iyi ve kötünün, tüm zıtlık gibi görünen düalitenin ustası olarak gri alanda ve iyi, doğru güzel mottosuna uygun olarak bir tamamlayıcı gibi yaşar. Her tepkisinde, eyleminde, hareketinde ve kararında sonuçları düşünme, tüm sorumluluğu üzerine alma vardır. O, rasgele boşboğazlık ile konuşmaz. Eline, beline ve diline hâkim olması gerekliliğini bilir. Gerektiğinde ise gerekli tepkiyi vermekten ve sözleri söylemekten asla çekinmez. Bir eylemi nasıl ve ne oranda bir tepki ile gerçekleştireceğini bilen kişidir.

O, hayatın her alanında bir denge üstadının ipte yürümesi gibi ölçülü olmalıdır. Sözlerinde, düşüncesinde ve eyleminde aşırılıklardan uzaktır. Ani, fevri, mantıktan uzak; sadece “duygu” itici gücü ile ortaya çıkan keskin söylemler ve eylemlerin sonuçlarının vahamet getireceğinin bilincindedir. Düşünmeden, ısrarla hiç durmadan boş boş konuşan, donuk bakışlı, siz konuşunca tavana bakıp donakalan veya uykusu gelen çoğunluğun aksine o, konuşmadan önce düşünür ve söyleyecekleri hakkında meşhur Sokrates testini yapar. (Sokrates’e göre bir şey söylemeden evvel üçlü filtre testi gereklidir: Gerçeklik, iyilik ve işe yararlık! Üstad şöyle diyor: <ı>”Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar ya da faydalı değilse bana niye söyleyesin ki?”)

Dengeli ve ölçülü kişi nefsine hâkim olandır. Nefsine hâkim olmak, tahriklere, dolduruşa getirmelere rağmen, en can alıcı noktaları kullanılarak kendisine damarından yaklaşılsa dahi, kişinin kendini kontrol edebilmesi ve kendine hâkim olmasıdır. O, ne zaman, ne söyleyeceğini ve ne kadar söyleyeceğini bilir. Arzusunun da, sahip olduğu gücün de efendisidir. Kadimlerin o meşhur, dengeli orta yolunun yolcusudur. Her zaman o ince gri alanda yürümeye çalışan şahsiyet sahibi hür bireydir. Eleştirirken de överken de dengede bulunur.

Ölçülü olmak, korkmak, taviz vermek, taraf olmamak, gerektiğinde karşı çıkamamak, derin sulardan uzak durmak, kaçak dövüşmek, günü kurtarmak değildir. Neyin yanında, neyin karşısında olduğunun bilinmesidir. Aklın önderliğinde vicdanını dengeleyerek hareket etmektir. Her düşüncenin ve eylemin, tüm sorumluluğunu üstlenerek ölçülü söz söylemek ve davranmaktır. Kısaca her zaman ve her yerde den­geli ve ölçülü olmaktır.

Kadim ezoterik öğretilerin tamamı aşırılıktan yana değildir. Duygu, düşünce ve eylemin hep dengeli olması önemle belirtilir. Pisagor da her konuda ölçülüğü önermiş, hiçbir konuda uca gidilmemesini tavsiye etmiştir. O, aşırı erdemin bile kusur olduğuna inanmıştır.<ı> “Her şeyden aşırılığı kesip atmak için tüm çabayı göstermeliyiz.” der Üstad.

<ı>

“Gerçek insan” kendini öfkeye kaptırmayan, kendi düşüncesinin tek doğru olduğuna inanmayan hareket adamıdır. <ı>“Başkalarını yenen kişi güçlüdür. Kendini yenen kişi kahramandır.” diyor Lao Tse. Ölçülü olmak, kişinin kendini bilmesi, nefsini terbiye etmesi, her an davranışlarında aşırılığa kaçmaması anlamını taşır. Ölçülü olmak, ihtiraslarını yenmektir. Bir anlamda İnsan-ı Kamil olmaktır. Sabır ve tahammüldür.

Her şeyde ölçülü olmak aklı başında “insan gibi insan”ın uyguladığı en önemli prensiptir. Böyle bir hayat tarzı elbette zordur.<ı> Kitlenin kıvranıp arkasına bile bakmadan kaçıştığı nokta ise budur. Her konuda zora gelemeyen çoğunluk rüzgârda bir oraya bir buraya savrulur.<ı> Oysa akil birey, tamamlayıcı ve uzlaştırıcıdır. Akılcı ve dengelidir. Aristoteles’in de belirttiği gibi: <ı>“Gerçek insanın yolu bilgece bir ölçülülük ve altın orta yoldan geçer, aşırılıklardan değil.” Demokritos da şöyle der: <ı>“Azınlık olan bilge insan, ölçülülük, öz denetim ve mutluluğun yolu olarak, zihnini geliştirmeye çalışırken, çoğunluk olan tensel insan, incelik ve bilgiden yoksun olarak arzularının ve duygularının peşinde sürüklenir durur ve sonuçta topluma çok az katkıda bulunur.”

Sokrates: <ı>”Bir adam ortayı bulmayı bilmelidir ve her iki taraftaki aşırılıktan olabildiğince kaçınmalıdır.”

Berk Yüksel<ı>

Basında Gilaburu

YENİŞAFAK GAZETESİ 03.09.2003
Kayseri Gilaburu Türkiye turunda (Yeni Şafak Gazetesi)Başta Kayseri olmak üzere İç Anadolu Bölgesi’nin pekçok bölgesinde yetiştirilen gilaburu ağacının meyveleri,böbrek taşı probleminden prostat rahatsızlığına kadar pekçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.
POSTA GAZETESİ 24.06.2004
Gilaburu Mucizesi (Posta Gazetesi)İç Anadolu’da yetişen ‘gilaburu’ adlı meyvenin doğal ilaç olduğu belirlendi.
Kayseri Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Ahmet Aksoy böbrek hastalıklarına iyi geldiği bilinen gilaburunun, kabuklarının kaynatılarak tüketilmesini önerdi.Doç.Dr.Aksoy şöyle dedi: Gilaburu meyvesi astım,romatizma, yüksek tansiyon, bazı kalp rahatsızlıkları, kabakulak, kramp, uyku bozuklukları, sinir hastalıkları, doğum sonrası sancılara karşı birebir.
YENİÇAĞ GAZETESİ 05.11.2004
Böbrek taşlarının düşmanı : Gilaburu (Yeniçağ Gazetesi)KAYSERİ’de yetiştirilen ve başta böbrek rahatsızlıkları olmak üzere birçok hastalığa iyi gelen gilaburu meyvesi, ilginin giderek artması üzerine bu yıl ilk kez şişelenerek piyasaya sunuldu. Gilaburu pek çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.
VAKİT GAZETESİ 07.05.2003
Böbrek doktoru Gilaburu üretimde (Vakit Gazetesi)Böbrek doktoru olarak bilinen ve tamamen doğal yöntemlerle üretilen Gilaburu markalı ürün Kayseri Pazarı Gıda Firması tarafından üretilmeye başlandı.Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilen Gilaburu, cam şişelere çeşitli boylarda ambalajı yapılarak şekerli ve şekersiz olmak üzere hazırlanıyor. Pastörize edilerek piyasaya sürülen Gilaburu, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 09.02.2004 ve 38-02467.00041-3 sayılı izniyle üretiliyor. Böbrekte oluşan kum ve taşları eritici özelliğe sahip olan Gilaburu’dan safra ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde yararlanılıyor. Yetiştiği bölgelerde “böbrek doktoru” olarak bilinen Gilaburu suyu başlıca şu amaçlarla kullanılıyor: Böbrek taşlarının eritilmesi, taş üremesinin önlenmesi, prostat hastalığının tedavisi, idrar yolları iltihabının önlenmesi, şeker hastalığı tedavisi, safra taşlarının eritilmesi, kas hastalıkları, kanser tümörlerinin azaltılmasında…
STAR EKONOMİ Temmuz 2004
GİLABURU suyundan dertlere deva (Star Ekonomi)Birçok bitkinin insan sağlığı açısından önemli etkileri olduğu bilimsel araştırmalar sonucunda kanıtlanmış. Hatta bu bitkilerin ilaç yapımında kullanılıyor olması hepimizin bildiği bir gerçek.Birçok bitkinin de araştırma konusu olduğunu ve henüz kanıtlanmamış etkilerinin araştırıldığını biliyoruz. Bu araştırma konusu bitkilerden biri olan Gilaburu, Orta Anadolu bölgesinde çokça yetişen bir meyve. Yöre halkı tarafından kış aylarında meyve suyu olarak tüketilmekte olan ve bol miktarda C vitamini ve antioksidan maddeler içeren Gilaburu meyvesinin yapılan araştırmalar sonucunda birçok hastalığa iyi geldiği söylenmekte.
ZAMAN GAZETESİ 16.09.2003
Şaban Talas,gilaburu bitkisinin marka hakkını aldı. (Zaman Gazetesi)Kayserili bir esnaf,halk arasında “böbrek doktoru” olarak bilinen gilaburu (viburnum opulus) bitkisinin marka hakkını satın aldı. Türk Patent Enstitüsünün verdiği bilgiye göre, ‘gilaburu’ ismiyle tanınan bu bitkiyi, markayı tescillettiren Şaban Talas’tan başkası kullanıp satamayacak.
GÖZCÜ GAZETESİ 24.06.2004
Şifalı Bitkiler Her Derde Deva (Gözcü Gazetesi)İç Anadolu’nun geleneksel meyvesi olan “Gilaburu” nun halk arasında sanıldığının aksine sadece böbrek rahatsızlıklarında değil çok sayıda hastalıkta tedavi edici özelliğinin bulunduğu bildirildi.
TAKVİM GAZETESİ 26.08.2003
Böbrek Dostu:GilaburuBöbrek taşlarını eritmesiyle ve şekeri düzenlemesiyle bilinen Gilaburu,İç Anadolu bölgesinde yetişir. Parlak kırmızı renkli meyveleri mayhoş tattadır. Meyvelerin özü sıkılıp, koruyucu suyu ile yarı yarıya karıştırılarak, günde 3 su bardağı içilebilir. Ayrıca böbrek iltihabı, idrar yolları tıkanıklığı, prostat, üre, vücutta sıvı toplanması ve hazımsızlık gibi rahatsızlıklar için de kullanılabilir.
HÜRRİYET GAZETESİ 05.08.2004
Abdullah Gül Gilaburu içti.(Hürriyet Gazetesi)Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 4 gün süren Kayseri gezisinin son gününde esnaf ziyareti yaptı. Çarşı ziyareti sırasında sık sık alkışlanan Gül, dondurma yiyip Gilaburu içti.
GÜNEŞ GAZETESİ 05.11.2004
Gilaburu,Her Derde Deva (Güneş Gazetesi)ERCİYES Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ahmet Aksoy, gilaburunun, şifa kaynağı olmasına rağmen birçok yörede bilinip yetiştirilmediğini söyledi.Aksoy, Gilaburu meyvesinin halk arasında böbrek hastalıklarının tedavisinde ve böbrek taşının düşürülmesinde kullanıldığını belirterek,”Kabukları kaynatılan gilaburu, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde de kullanılabilmektedir.” dedi.
AKŞAM GAZETESİ 31.08.2001
Böbrek taşını düşürmede ‘Gilaburu’ suyunun etkili olduğu belirtiliyor. Kayseri’nin Gesi Beldesi’nin doğal bitkisi gilaburu, böbrek taşlarını yerinden oynatmakta etkili oluyor. Küçük kırmızı bitkiler yetiştikten sonra suyu sıkılarak içerisine hiçbir katkı maddesi eklenmeden içiliyor. Gesi’de bağlarda sulama ve bakım çalışması yapan İsmek Bölük bitki için Türkiye’nin çeşitli yerlerinden hastaların geldiğini anlatıyor.
TAKVİM GAZETESİ 27.06.2004
Gilaburu romatizmaya birebir.İç Anadolu Bölgesi’nde yetişen “gilaburu” nun doğal bir ilaç olduğunu söyleyen Kayseri Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Aksoy, bitki ile ilgili şu bilgileri verdi: “Gilaburu, astım, romatizma, yüksek tansiyon, bazı kalp rahatsızlıkları, kabakulak, kramp, uyku bozuklukları, sinir hastalıkları, doğum sonrası sancılara çok yararlı.”
NTVMSNBC 04.10.2004
Kabukları kaynatılan gilaboru, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabiliyor. Ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi geliyor.Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Aksoy, sonbaharda toplanan, Kayseri ve çevre illerde yetiştirilen gilaburunun, şifa kaynağı olmasına rağmen birçok yörede bilinip yetiştirilmediğini söyledi.

HER DERDE DEVA

Gilaburu meyvesinin halk arasında böbrek hastalıklarının tedavisinde ve böbrek taşının düşürülmesinde yaygın olarak kullanıldığını belirten Doç. Dr. Aksoy, şöyle dedi:”Sonbaharda toplanıp salamura yapıldıktan sonra tüketilen gilaboru, sadece böbrek hastalıklarına değil, birçok hastalığın tedavisinde de yararlı olmaktadır.
Kabukları kaynatılan gilaboru, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Gilaburu suyu, ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir. Gilaburunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle ilgili olarak halen Amerika’da, Harward Medicine School’un araştırması devam etmektedir.”

GİRABOLU NEDİR ?

Girabolu yöresel bir isim olduğundan halk arasında girabolu, gilaburu, girabulu ve benzer şekilde geçmektedir. Fakat en yaygın kullanılanları gilaburu ve girabolu’dur. Giraburu denildiği zaman akla ilk gelen böbrek hastalıklarına iyi geldiğidir. Gerçekten de öyledir. Gilaburu suyu içenlerin faydasını gördüğünü çevremden duyuyorum Aynı zamanda ABD ilaç departmanı olan United States Pharmacopoeia tarafından birkaç yıl önce onaylanan bu madde sıvı özüt, bileşik tentür ve bileşik iksir formlarında üretilmekte her tür sinirsel rahatsızlık ve halsizlik durumu efektif olmak üzere her tür kramp, spazm, nöber ve tetanozda ayrıca kalp rahatsızlığı çarpıntı ve romatizmaya karşı başarıyla kullanılmaktadır. Ve bizim köyümüz dede yetiştiği için yainnen kollanaların şifa bulduklarına şahit olmuşumdur. Sıcak yaz günlerinde meyve suyu tarzında soğuk bir şekilde servis edilir. Meyve şeklinde ya da suyu sıkılarak tüketilir. Mart-Nisan aylarında çiçek açmasıyla Eylül-Ekim gibi meyvesini vermeye başlar su içinde salamura yapılarak 1 yıl saklanabilir. Fakat içecek olarak saklamak isterseniz kısa bir sürede tüketmeniz gerekir. İlk başta Tadı acımsı olan gilaburu salamura yapıldıktan sonra tatlanmaya başlar. İçecek olarak kullanıldığında tadının güzel olması için şeker kullanmanız gilaburu suyunu tatlandıracaktır. Fakat doktorlar şekersiz kullanımın daha iyi olacağını söylüyor. Tadı ne kadar acımsı da olsa içerisindeki antioksidanlarla çok faydalı bir meyvedir.

GİRABOLU İÇERİĞİ

EŞ ANLAMLILARI: European Cranbery, Cramp Bark, Snowball Tree,High Cranbery. Vibirnum Opulus ilaç yapımında kullanılan bir maddedir.

ABD ilaç departmanı olan United States Pharmacopoeia tarafından birkaç yıl önce onaylanan bu madde sıvı özüt, bileşik tentür ve bileşik iksir formlarında üretilmekte her tür sinirsel rahatsızlık ve halsizlik durumu efektif olmak üzere her tür kramp, spazm, nöber ve tetanozda ayrıca kalp rahatsızlığı çarpıntı ve romatizmaya karşı başarıyla kullanılmaktadır. 21. yüzyıl ile birlikte yeniden keşfedilen alternatif tıp ile Gilaburu meyvesin de (vibirnum opulus) yeniden keşfedilmeye başlanmıştır. Bu tespit ülkemiz için olduğu kadar dünya içinde haklı ve yerinde bir tespittir.

GİRABOLU AĞACI
GIRABOLU NERDE YETISIR ?

Gilaburu meyvesi nemli ve yüksek yerleri seven bir bitkidir. Bu yüzden Ülkemizde yetişmesi için en uygun yer İç Anadolu Bölgesidir. Çalı şeklinde yetişen bir ağaç türüdür. Genellikle duvar diplerinde, su kenarlarında görülür. Kırmızı salkım şeklinde meyvelere sahiptir.

GIRABOLU FİDANI
GİRABOLU MEYVESİNİN ÇELİKLE ÇOĞALTILMASI ARAŞTIRMASI

Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Konya/Türkiye

Selçuk Üniversitesi, Bahçe Bitkileri Bölümü, Konya/Türkiye
ÖZET
Bu araştırma Gilaburu meyvesinin yeşil uç çelikleriyle köklenme olanaklarını araştırmak amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada
iki farklı nem seviyesi (% 85-90 ve % 95-100), beş farklı IBA (Indol Butirik Asit) dozu (kontrol, 500 ppm, 1500 ppm, 2500
ppm ve 3500 ppm)’nun perlit ortamında köklenme üzerine etkisi araştırılmıştır.
Araştırmada, uygulamaların tümünde % 100 oranında köklenme elde edilmiştir. Hormon uygulamaları yapılmış çeliklerde önemli bir kök sayısı artışı olmuştur. % 95-100 nem seviyesinde 3500 ppm hormon dozunda ortalama 135.2 adet/çelik ile
en yüksek kök sayısı elde edilmiştir. Hormon uygulamalarındaki ortalama kök sayısında en düşük sonuç ise % 95-100 nem
seviyesinde 500 ppm hormon dozunda 64.9 adet/çelik olarak elde edilmiştir. Kontrol gruplarında ise % 85-90 nem seviyesinde ortalama 62.6 adet/çelik ve %95-100 nem seviyesinde ortalama kök sayısı 52.8 adet/çelik olarak bulunmuştur.
3500 ve 2500 ppm hormon dozu uygulamaları arasında istatistiki olarak önemli bir fark bulunmamakla birlikte, köklenmedeki bu kök sayısı artışı 3500 pm’ lik uygulamalarda kontrol gruplarına göre iki katı oranında olduğu belirlenmiştir.

GİRABOLU SALAMURASI

GİRABOLU OLUŞUMU

Girabolu çalı şeklinde yetişen bir ağaç türüdür. Kırmızı salkım şeklinde yuvarlak meyvelidir. Meyveleri sonbaharda toplanır. İlk topladığınızda acı bir tada sahip olur. Su içinde salamura yapılır. 1-1.5 aydan bu acı tadını kaybeder. Salamura halinde (5-15 derecede) 1 yıl tazeliğini koruyabilir. Sulak ve nemli bölgeleri seven bir bitkidir. Yüksek miktarda C vitamini içerir, antioksidandır.

Mart-Nisan aylarında beyaz renkli çiçek açar. Nisan ayının sonuna doğru bu çiçekler yerini yeşil yuvarlak meyvelere bırakır. Haziran ayına doğru bu meyveler kızarmaya başlar. Önce sert bir halde bulunan girabolu meyvesi Eylül-Ekim gibi yumuşak ve sulu bir meyve olmaya başlar. Çapı yaklaşık 0,8-1 cm olup bir çekirdek, çekirdeği kaplayan sulu kısım ve yaklaşık 1mm ‘lik ince bir çeperden oluşur.

GİRABOLU MÜCİZESİ

Mucizevi bir bitki Girabolu..

İç Anadolu’da yetişen Gilaburu meyvesi her eve lazım. Mucize bitki kanserden kalbe, şekerden romatizmaya kadar her derde deva. Gilaburu meyvesi, sağlık için mucizeler yaratıyor. Kayseri Erciyes Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ahmet Aksoy, üzüm meyvesini andıran kırmızı renkteki gilaburunun kabuklarının kaynatılmasıyla elde edilen sıvının her derde deva olduğunu söyledi. Gilaburu, astım, romatizma, epilepsi nöbetleri, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, kabakulak, doğum sonrası sancılar, kramplar, uyku bozuklukları , sinir hastalıkları tedavisine yardımcı oluyor. Gilaboru’nun mucizeleri bununla

da bitmiyor. Mucize meyve, safra ve karaciğer rahatsızlığı ile şekere de iyi geliyor. Harward
Medicine School’da yapılan araştırmalar, meyvenin kanser tümörlerini de gerilettiğini ortaya koydu.

GİRABOLU ŞİFALI İÇECEK
GİRABOLU HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIR ?

Girabolu

Girabolu meyvesinin her derde deva olduğunu söylemiştik. Şimdi ise ”Her derde deva” kısmını biraz daha açacağız.

Girabolu meyvesi sahip olduğu içerikle, çağımızın sahip olduğu hastalıkların tedavisin de çok büyük öneme sahip. Gelin bu hastalıkları gözden geçirerek girabolu’nun bu hastalıklara etkisini gözden geçirelim.

Kalp Ve Damar Rahatsızlıkları

Organlarımızın çalışmaları için gerekli olan maddeleri taşıyan kanı pompalamakla görevli olan kalp, bu görevini yapmak için dakikada ortalama 70 kere kasılır ve her defasında ortalama 70 ml kanı organlarımıza gönderir. Ortalama bir insan ömrü boyunca, kalbimiz yaklaşık 2.5 milyar kez kasılmakta ve bu süre boyunca 180 milyon litre kanı vücudumuza pompalamaktadır.

Organların canlılığını koruyabilmeleri ve görevlerini yapabilmeleri için besin maddelerine ve oksijene gereksinimleri vardır. Bunlar organlarımıza kan ile ulaştırılır. Kan ise organlara atardamarlar (arter) yolu ile taşınır. Kanın atardamarlara pompalanması işini kalbimiz yapar. Her organ gibi kalbin de beslenmesi gereklidir. Kalbin kendisini besleyen damarlara “koroner damar” (koroner arter) denmektedir. Koroner damarlarda olabilecek hastalıklar doğrudan kalbin çalışmasını ve verimini etkileyeceğinden dolayı hayati öneme sahiptir.
Koroner damarların en çok görülen ve en önemli hastalığı koroner aterosklerozdur (damar sertliği). Bu hastalıkta, koroner damarlarda yer yer, başta kolestrol olmak üzere bir takım maddeler birikmekte ve buralarda darlıklar ve tıkanıklıklar oluşmaktadır.

Oluşan tabloya, koroner arter hastalığı veya koroner kalp hastalığı denir. Bunun sonucu olarak kalbin beslenmesi bozulmakta, kalbin ritmik çalışmasında ve kasılmasında hastalığın ciddiyetiyle orantılı olarak bozukluklar oluşmaktadır. Koroner arter hastalığı, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de erişkinlerde başta gelen ölüm ve iş gücü kaybı nedenidir.

Peki Girabolu’nun Kalp Damar Hastalıkları Üzerinde Etkileri Nelerdir ?

Girebolu yatıştırıcı, damar genişliği düzenleyici, iskelet ve kas rahatlatıcı, kalp güçlendirici etkiye sahiptir. Kas gerilimini azaltır ve spazmları engeller.Hipertansiyonda Cardiovascular sistemini rahatlatır ve tansiyon rahatsızlığından kaynaklanan kabızlığı engeller.Harici kullanımda kramp ve kas gerilmesini rahatlatır Bazı migren vakalarında da yardımcı olabilir.

İDRAR YOLU HASTALIKLARI

İdrar yolu enfeksiyonu hastalığı oldukça sık görülen, yaygın bir hastalıktır. Hastalık, idrar torbasının iltihaplanması yada diğer idrar sistemi organlarının örneğin böbreklerin ileri seviyede iltihaplanması şeklinde görülebilir.

Peki Girabolu’nun İdrar Yolları Hastalıklarına Etkileri Nelerdir ?

İdrar kanalındaki iltihaplanmaları temizler.İdrar kanalındaki daralma ve boğumları açar, idrar zorluğu ve yanmalarına karşıda son derece etkili ve tedavi edicidir.

BÖBREK / BÖBREK TAŞI RAHATSIZLIKLARI

Böbrek taşları idrar yollarının en sık rastlanan ve en ağrılı hastalığıdır. Hastalık idrar yollarında bazı maddelerin birikip çökelmesi ve büyümesi ile gelişmektedir. Bu maddeler önce kristaller oluşturur ve bu çekirdek yapının üzerine minerallerin çökmesi ile taş meydana gelir
İnsanları yaklaşık % 10′u ömürleri boyunca en az bir kez böbrek taşı düşürmektedir. Hastalık erkeklerde daha sık görülür. Son 30 yıldır her iki cinste de anlaşılamayan sebeplerden ötürü taş rahatsızlığı daha sık görülmektedir.Poliklinik ve acil servise yapılan müracaatların önemli bir kısmında sebep idrar yolu taşlarıdır

Peki Girabolu Meyvesinin Böbrek Taşı Hastalıklarına Etkileri Nelerdir ?

Girabolu meyvesi bu kadar faydalı mıdır?

Böbrek taşlarının bütün cinsleri; aslıları itibariyle suda çözünmeyen kalsiyum tuzu olup bu tuz oluşumunu yerinde eritecek bir ilaç bulunmadığından dolayı lazer, ses dalgası vs. gibi yollarla böbrek taşı fiziksel olarak parçalanıp yerinden oynatılarak düşürülmeye çalışılmaktadır. (Diğer bir yöntem açık operasyondur.) Ve bu yöntemler hastaya aşırı ağrı sancı vermenin yanında kalıcı yan tesirleri olan yöntemlerdir.Girebolu ise böbrek taşını, diğer usullerde (lazer vs.) olduğu gibi; fiziksel parçalanma yöntemi ile değil kimyasal çözünme ile yok ettiğinden dolayı ne taş çözünürken ne de idrar ile birlikte atılırken hasta ağrı sancı hissetmez.Taşın oluşum süreci tersine işleyerek, taş tamamen erir ve idrar ile birlikte kimyasal madde olarak atılır.

1 kür (15 Lt.) Girebolu 1 hafta içerisinde 6 – 8 mm böbrek taşını eritebilmektedir.Taş 8 mm’ den büyük ise her 8 mm için bir kür düşünülmelidir. Girebolu ayrıca böbrek tembelliğine ve bazı cins böbrek kistlerine de iyi gelmektedir.

NOT: Sertliğinden dolayı lazerin de kıramadığı kristalize cins böbrek taşını Girebolu da eritemeyebilir. Bu cins taş ile karşılaşma riskiniz % 1- 2 civarındadır.

Anahtar kelimeler: girabolu, girebolu.

GİRABOLU SUNUM ŞEKLİ
GİRABOLU MEYVESİNİ NASIL KULANABİLİRİM ?

Girabolu Suyu Hazırlanışı Ve Kullanım Şekli:

*Gilaburu meyvesini topladıktan sonra salamura halinde bekletilir. Bu sayede Acı tadını kaybeder.

*Bekleyen girabolu meyvesi su içerisinde (suyun sıcaklığı 0-15 aralığında olmalı) serin ve güneş görmeyen yerde muhafaza edilmesi kaydı ile 10-12 ay tazeliğini koruyabilir.

*Su içerisinden alınan girabolu bir süzgeç yada kevgir üzerinde ezilir veya katı meyve sıkacağı ile suyu alınır.

* Girabolu meyvesinin çıkan suyuna damak zevkine göre kendisi kadar içme suyu ilave edilir.Tadı hafif ekşi olan Gilaboru nun mümkün olduğu kadar bu haliyle içilmesi tavsiye edilmesine rağmen mümkün olduğu kadar az olmak kaydıyla şeker veya tatlandırıcı ile tatlandırılabilir.

*Gilaburu sıvı halinde değil de meyveleri yenerek de tüketilebilir. Gilaburu kullanımı zamana yayılmamalı olabildiğince yoğun kullanılmalıdır.

*Hazırlanan gilaburu suyunun, yarısı gece yatmadan önce yarısının da sabah aç karna içilmesi tavsiye edilir.

*Hastanın 24 saat içerisinde tüketebileceği Gilaboru suyu tek seferde hazırlanmalıdır. Diğer deyişle hazırlanan sıvı mutlaka 24 saat içinde tüketilmelidir. Gilaboru meyvesinden şifa olarak faydalanabilmek için girabolu meyvesini, taze olarak sıkıp içmek en doğru yöntemdir.

*Böbrek taşı ve prostat tedavisi için Günde 700 gr Gilaboru meyvesi kullanmanız tavsiye edilir.

*Aspirine alerjisi olanlarda alerjik tepkilere yol açabilir, Bunun dışında bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.

NOT:Gilaburu suyundan sabah ve akşam iki su bardağı olmak üzere, yemekten yarım saat önce veya yemekten 1.5 – 2 saat sonra tüketmeniz tavsiye edilir.

GİRABOLU SUYU

Giraboru Suyu Hakkında

Latince adı viburnum opulus olan ve üzüm meyvesine benzeyen giraboru  *Gilaboru meyvesi ‘nin gövde, kabuk ve meyvelerinin farmakolojide kullanım alanı bulunmaktadır.

Böbrek kum ve taşlarını eritici etkinliktedir. Diğer yöntemlerin aksine fiziksel parçalama ile değil kimyasal çözünmeyle böbrek taşını erittiği için kişinin ağrı duymayacağı bilinmektedir.
*Girabolu suyunda vücuttan zararlı maddelerin atılmasına yardımcı antioksidanlar yer alır.
*Bağışıklık sistemini güçlendirir.
*Pastörize edilmeden üretilen gilaburu suyunda 21 tane probiyotik bulunduğu tespit edilmiştir.
*Gilaburu suyunda vücuttaki zararlı bakterilerin çoğalmasını önleyen laktobasiller vardır.
*Kolesterolün düşürülmesine yardımcıdır.
*Gilaburu suyunda bulunan asitler antikanserojen niteliktedir.
*Mutasyonu engelleyici, kanseri durdurucu özellikleri olduğu belirtilmektedir.
*Giraboru kullanımı idrar yolu hastalıklarında tedaviye yardımcıdır.
*Yüksek oranda C vitamini içerir.
*Girabolu ağaç kabuğunun kramplar ve kas gerginlikleri için rahatlatıcı etkileri bulunduğu belirtilmektedir.
*Girabolu nun kabuk ve gövdesinden elde edilen sıvı astım, doğum sonrası spazm, uyku sorunları, romatizma gibi sorunlarda kullanılmaktadır.
*Egzama gibi cilt sorunlarında dışardan kullanılır.

Girabolu İle İlgili Basında Yer Alan Haberler

Girabolu İle İlgili Yapılmış Araştırmalar www.uzumsu.com ) adresinden alıntıdır.