Basında Gilaburu

YENİŞAFAK GAZETESİ 03.09.2003
Kayseri Gilaburu Türkiye turunda (Yeni Şafak Gazetesi)Başta Kayseri olmak üzere İç Anadolu Bölgesi’nin pekçok bölgesinde yetiştirilen gilaburu ağacının meyveleri,böbrek taşı probleminden prostat rahatsızlığına kadar pekçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.
POSTA GAZETESİ 24.06.2004
Gilaburu Mucizesi (Posta Gazetesi)İç Anadolu’da yetişen ‘gilaburu’ adlı meyvenin doğal ilaç olduğu belirlendi.
Kayseri Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Ahmet Aksoy böbrek hastalıklarına iyi geldiği bilinen gilaburunun, kabuklarının kaynatılarak tüketilmesini önerdi.Doç.Dr.Aksoy şöyle dedi: Gilaburu meyvesi astım,romatizma, yüksek tansiyon, bazı kalp rahatsızlıkları, kabakulak, kramp, uyku bozuklukları, sinir hastalıkları, doğum sonrası sancılara karşı birebir.
YENİÇAĞ GAZETESİ 05.11.2004
Böbrek taşlarının düşmanı : Gilaburu (Yeniçağ Gazetesi)KAYSERİ’de yetiştirilen ve başta böbrek rahatsızlıkları olmak üzere birçok hastalığa iyi gelen gilaburu meyvesi, ilginin giderek artması üzerine bu yıl ilk kez şişelenerek piyasaya sunuldu. Gilaburu pek çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.
VAKİT GAZETESİ 07.05.2003
Böbrek doktoru Gilaburu üretimde (Vakit Gazetesi)Böbrek doktoru olarak bilinen ve tamamen doğal yöntemlerle üretilen Gilaburu markalı ürün Kayseri Pazarı Gıda Firması tarafından üretilmeye başlandı.Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilen Gilaburu, cam şişelere çeşitli boylarda ambalajı yapılarak şekerli ve şekersiz olmak üzere hazırlanıyor. Pastörize edilerek piyasaya sürülen Gilaburu, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 09.02.2004 ve 38-02467.00041-3 sayılı izniyle üretiliyor. Böbrekte oluşan kum ve taşları eritici özelliğe sahip olan Gilaburu’dan safra ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde yararlanılıyor. Yetiştiği bölgelerde “böbrek doktoru” olarak bilinen Gilaburu suyu başlıca şu amaçlarla kullanılıyor: Böbrek taşlarının eritilmesi, taş üremesinin önlenmesi, prostat hastalığının tedavisi, idrar yolları iltihabının önlenmesi, şeker hastalığı tedavisi, safra taşlarının eritilmesi, kas hastalıkları, kanser tümörlerinin azaltılmasında…
STAR EKONOMİ Temmuz 2004
GİLABURU suyundan dertlere deva (Star Ekonomi)Birçok bitkinin insan sağlığı açısından önemli etkileri olduğu bilimsel araştırmalar sonucunda kanıtlanmış. Hatta bu bitkilerin ilaç yapımında kullanılıyor olması hepimizin bildiği bir gerçek.Birçok bitkinin de araştırma konusu olduğunu ve henüz kanıtlanmamış etkilerinin araştırıldığını biliyoruz. Bu araştırma konusu bitkilerden biri olan Gilaburu, Orta Anadolu bölgesinde çokça yetişen bir meyve. Yöre halkı tarafından kış aylarında meyve suyu olarak tüketilmekte olan ve bol miktarda C vitamini ve antioksidan maddeler içeren Gilaburu meyvesinin yapılan araştırmalar sonucunda birçok hastalığa iyi geldiği söylenmekte.
ZAMAN GAZETESİ 16.09.2003
Şaban Talas,gilaburu bitkisinin marka hakkını aldı. (Zaman Gazetesi)Kayserili bir esnaf,halk arasında “böbrek doktoru” olarak bilinen gilaburu (viburnum opulus) bitkisinin marka hakkını satın aldı. Türk Patent Enstitüsünün verdiği bilgiye göre, ‘gilaburu’ ismiyle tanınan bu bitkiyi, markayı tescillettiren Şaban Talas’tan başkası kullanıp satamayacak.
GÖZCÜ GAZETESİ 24.06.2004
Şifalı Bitkiler Her Derde Deva (Gözcü Gazetesi)İç Anadolu’nun geleneksel meyvesi olan “Gilaburu” nun halk arasında sanıldığının aksine sadece böbrek rahatsızlıklarında değil çok sayıda hastalıkta tedavi edici özelliğinin bulunduğu bildirildi.
TAKVİM GAZETESİ 26.08.2003
Böbrek Dostu:GilaburuBöbrek taşlarını eritmesiyle ve şekeri düzenlemesiyle bilinen Gilaburu,İç Anadolu bölgesinde yetişir. Parlak kırmızı renkli meyveleri mayhoş tattadır. Meyvelerin özü sıkılıp, koruyucu suyu ile yarı yarıya karıştırılarak, günde 3 su bardağı içilebilir. Ayrıca böbrek iltihabı, idrar yolları tıkanıklığı, prostat, üre, vücutta sıvı toplanması ve hazımsızlık gibi rahatsızlıklar için de kullanılabilir.
HÜRRİYET GAZETESİ 05.08.2004
Abdullah Gül Gilaburu içti.(Hürriyet Gazetesi)Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 4 gün süren Kayseri gezisinin son gününde esnaf ziyareti yaptı. Çarşı ziyareti sırasında sık sık alkışlanan Gül, dondurma yiyip Gilaburu içti.
GÜNEŞ GAZETESİ 05.11.2004
Gilaburu,Her Derde Deva (Güneş Gazetesi)ERCİYES Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ahmet Aksoy, gilaburunun, şifa kaynağı olmasına rağmen birçok yörede bilinip yetiştirilmediğini söyledi.Aksoy, Gilaburu meyvesinin halk arasında böbrek hastalıklarının tedavisinde ve böbrek taşının düşürülmesinde kullanıldığını belirterek,”Kabukları kaynatılan gilaburu, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde de kullanılabilmektedir.” dedi.
AKŞAM GAZETESİ 31.08.2001
Böbrek taşını düşürmede ‘Gilaburu’ suyunun etkili olduğu belirtiliyor. Kayseri’nin Gesi Beldesi’nin doğal bitkisi gilaburu, böbrek taşlarını yerinden oynatmakta etkili oluyor. Küçük kırmızı bitkiler yetiştikten sonra suyu sıkılarak içerisine hiçbir katkı maddesi eklenmeden içiliyor. Gesi’de bağlarda sulama ve bakım çalışması yapan İsmek Bölük bitki için Türkiye’nin çeşitli yerlerinden hastaların geldiğini anlatıyor.
TAKVİM GAZETESİ 27.06.2004
Gilaburu romatizmaya birebir.İç Anadolu Bölgesi’nde yetişen “gilaburu” nun doğal bir ilaç olduğunu söyleyen Kayseri Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Aksoy, bitki ile ilgili şu bilgileri verdi: “Gilaburu, astım, romatizma, yüksek tansiyon, bazı kalp rahatsızlıkları, kabakulak, kramp, uyku bozuklukları, sinir hastalıkları, doğum sonrası sancılara çok yararlı.”
NTVMSNBC 04.10.2004
Kabukları kaynatılan gilaboru, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabiliyor. Ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi geliyor.Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Aksoy, sonbaharda toplanan, Kayseri ve çevre illerde yetiştirilen gilaburunun, şifa kaynağı olmasına rağmen birçok yörede bilinip yetiştirilmediğini söyledi.

HER DERDE DEVA

Gilaburu meyvesinin halk arasında böbrek hastalıklarının tedavisinde ve böbrek taşının düşürülmesinde yaygın olarak kullanıldığını belirten Doç. Dr. Aksoy, şöyle dedi:”Sonbaharda toplanıp salamura yapıldıktan sonra tüketilen gilaboru, sadece böbrek hastalıklarına değil, birçok hastalığın tedavisinde de yararlı olmaktadır.
Kabukları kaynatılan gilaboru, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Gilaburu suyu, ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir. Gilaburunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle ilgili olarak halen Amerika’da, Harward Medicine School’un araştırması devam etmektedir.”

Reklamlar

GİRABOLU NEDİR ?

Girabolu yöresel bir isim olduğundan halk arasında girabolu, gilaburu, girabulu ve benzer şekilde geçmektedir. Fakat en yaygın kullanılanları gilaburu ve girabolu’dur. Giraburu denildiği zaman akla ilk gelen böbrek hastalıklarına iyi geldiğidir. Gerçekten de öyledir. Gilaburu suyu içenlerin faydasını gördüğünü çevremden duyuyorum Aynı zamanda ABD ilaç departmanı olan United States Pharmacopoeia tarafından birkaç yıl önce onaylanan bu madde sıvı özüt, bileşik tentür ve bileşik iksir formlarında üretilmekte her tür sinirsel rahatsızlık ve halsizlik durumu efektif olmak üzere her tür kramp, spazm, nöber ve tetanozda ayrıca kalp rahatsızlığı çarpıntı ve romatizmaya karşı başarıyla kullanılmaktadır. Ve bizim köyümüz dede yetiştiği için yainnen kollanaların şifa bulduklarına şahit olmuşumdur. Sıcak yaz günlerinde meyve suyu tarzında soğuk bir şekilde servis edilir. Meyve şeklinde ya da suyu sıkılarak tüketilir. Mart-Nisan aylarında çiçek açmasıyla Eylül-Ekim gibi meyvesini vermeye başlar su içinde salamura yapılarak 1 yıl saklanabilir. Fakat içecek olarak saklamak isterseniz kısa bir sürede tüketmeniz gerekir. İlk başta Tadı acımsı olan gilaburu salamura yapıldıktan sonra tatlanmaya başlar. İçecek olarak kullanıldığında tadının güzel olması için şeker kullanmanız gilaburu suyunu tatlandıracaktır. Fakat doktorlar şekersiz kullanımın daha iyi olacağını söylüyor. Tadı ne kadar acımsı da olsa içerisindeki antioksidanlarla çok faydalı bir meyvedir.

GİRABOLU İÇERİĞİ

EŞ ANLAMLILARI: European Cranbery, Cramp Bark, Snowball Tree,High Cranbery. Vibirnum Opulus ilaç yapımında kullanılan bir maddedir.

ABD ilaç departmanı olan United States Pharmacopoeia tarafından birkaç yıl önce onaylanan bu madde sıvı özüt, bileşik tentür ve bileşik iksir formlarında üretilmekte her tür sinirsel rahatsızlık ve halsizlik durumu efektif olmak üzere her tür kramp, spazm, nöber ve tetanozda ayrıca kalp rahatsızlığı çarpıntı ve romatizmaya karşı başarıyla kullanılmaktadır. 21. yüzyıl ile birlikte yeniden keşfedilen alternatif tıp ile Gilaburu meyvesin de (vibirnum opulus) yeniden keşfedilmeye başlanmıştır. Bu tespit ülkemiz için olduğu kadar dünya içinde haklı ve yerinde bir tespittir.

GİRABOLU AĞACI
GIRABOLU NERDE YETISIR ?

Gilaburu meyvesi nemli ve yüksek yerleri seven bir bitkidir. Bu yüzden Ülkemizde yetişmesi için en uygun yer İç Anadolu Bölgesidir. Çalı şeklinde yetişen bir ağaç türüdür. Genellikle duvar diplerinde, su kenarlarında görülür. Kırmızı salkım şeklinde meyvelere sahiptir.

GIRABOLU FİDANI
GİRABOLU MEYVESİNİN ÇELİKLE ÇOĞALTILMASI ARAŞTIRMASI

Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Konya/Türkiye

Selçuk Üniversitesi, Bahçe Bitkileri Bölümü, Konya/Türkiye
ÖZET
Bu araştırma Gilaburu meyvesinin yeşil uç çelikleriyle köklenme olanaklarını araştırmak amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada
iki farklı nem seviyesi (% 85-90 ve % 95-100), beş farklı IBA (Indol Butirik Asit) dozu (kontrol, 500 ppm, 1500 ppm, 2500
ppm ve 3500 ppm)’nun perlit ortamında köklenme üzerine etkisi araştırılmıştır.
Araştırmada, uygulamaların tümünde % 100 oranında köklenme elde edilmiştir. Hormon uygulamaları yapılmış çeliklerde önemli bir kök sayısı artışı olmuştur. % 95-100 nem seviyesinde 3500 ppm hormon dozunda ortalama 135.2 adet/çelik ile
en yüksek kök sayısı elde edilmiştir. Hormon uygulamalarındaki ortalama kök sayısında en düşük sonuç ise % 95-100 nem
seviyesinde 500 ppm hormon dozunda 64.9 adet/çelik olarak elde edilmiştir. Kontrol gruplarında ise % 85-90 nem seviyesinde ortalama 62.6 adet/çelik ve %95-100 nem seviyesinde ortalama kök sayısı 52.8 adet/çelik olarak bulunmuştur.
3500 ve 2500 ppm hormon dozu uygulamaları arasında istatistiki olarak önemli bir fark bulunmamakla birlikte, köklenmedeki bu kök sayısı artışı 3500 pm’ lik uygulamalarda kontrol gruplarına göre iki katı oranında olduğu belirlenmiştir.

GİRABOLU SALAMURASI

GİRABOLU OLUŞUMU

Girabolu çalı şeklinde yetişen bir ağaç türüdür. Kırmızı salkım şeklinde yuvarlak meyvelidir. Meyveleri sonbaharda toplanır. İlk topladığınızda acı bir tada sahip olur. Su içinde salamura yapılır. 1-1.5 aydan bu acı tadını kaybeder. Salamura halinde (5-15 derecede) 1 yıl tazeliğini koruyabilir. Sulak ve nemli bölgeleri seven bir bitkidir. Yüksek miktarda C vitamini içerir, antioksidandır.

Mart-Nisan aylarında beyaz renkli çiçek açar. Nisan ayının sonuna doğru bu çiçekler yerini yeşil yuvarlak meyvelere bırakır. Haziran ayına doğru bu meyveler kızarmaya başlar. Önce sert bir halde bulunan girabolu meyvesi Eylül-Ekim gibi yumuşak ve sulu bir meyve olmaya başlar. Çapı yaklaşık 0,8-1 cm olup bir çekirdek, çekirdeği kaplayan sulu kısım ve yaklaşık 1mm ‘lik ince bir çeperden oluşur.

GİRABOLU MÜCİZESİ

Mucizevi bir bitki Girabolu..

İç Anadolu’da yetişen Gilaburu meyvesi her eve lazım. Mucize bitki kanserden kalbe, şekerden romatizmaya kadar her derde deva. Gilaburu meyvesi, sağlık için mucizeler yaratıyor. Kayseri Erciyes Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ahmet Aksoy, üzüm meyvesini andıran kırmızı renkteki gilaburunun kabuklarının kaynatılmasıyla elde edilen sıvının her derde deva olduğunu söyledi. Gilaburu, astım, romatizma, epilepsi nöbetleri, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, kabakulak, doğum sonrası sancılar, kramplar, uyku bozuklukları , sinir hastalıkları tedavisine yardımcı oluyor. Gilaboru’nun mucizeleri bununla

da bitmiyor. Mucize meyve, safra ve karaciğer rahatsızlığı ile şekere de iyi geliyor. Harward
Medicine School’da yapılan araştırmalar, meyvenin kanser tümörlerini de gerilettiğini ortaya koydu.

GİRABOLU ŞİFALI İÇECEK
GİRABOLU HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIR ?

Girabolu

Girabolu meyvesinin her derde deva olduğunu söylemiştik. Şimdi ise ”Her derde deva” kısmını biraz daha açacağız.

Girabolu meyvesi sahip olduğu içerikle, çağımızın sahip olduğu hastalıkların tedavisin de çok büyük öneme sahip. Gelin bu hastalıkları gözden geçirerek girabolu’nun bu hastalıklara etkisini gözden geçirelim.

Kalp Ve Damar Rahatsızlıkları

Organlarımızın çalışmaları için gerekli olan maddeleri taşıyan kanı pompalamakla görevli olan kalp, bu görevini yapmak için dakikada ortalama 70 kere kasılır ve her defasında ortalama 70 ml kanı organlarımıza gönderir. Ortalama bir insan ömrü boyunca, kalbimiz yaklaşık 2.5 milyar kez kasılmakta ve bu süre boyunca 180 milyon litre kanı vücudumuza pompalamaktadır.

Organların canlılığını koruyabilmeleri ve görevlerini yapabilmeleri için besin maddelerine ve oksijene gereksinimleri vardır. Bunlar organlarımıza kan ile ulaştırılır. Kan ise organlara atardamarlar (arter) yolu ile taşınır. Kanın atardamarlara pompalanması işini kalbimiz yapar. Her organ gibi kalbin de beslenmesi gereklidir. Kalbin kendisini besleyen damarlara “koroner damar” (koroner arter) denmektedir. Koroner damarlarda olabilecek hastalıklar doğrudan kalbin çalışmasını ve verimini etkileyeceğinden dolayı hayati öneme sahiptir.
Koroner damarların en çok görülen ve en önemli hastalığı koroner aterosklerozdur (damar sertliği). Bu hastalıkta, koroner damarlarda yer yer, başta kolestrol olmak üzere bir takım maddeler birikmekte ve buralarda darlıklar ve tıkanıklıklar oluşmaktadır.

Oluşan tabloya, koroner arter hastalığı veya koroner kalp hastalığı denir. Bunun sonucu olarak kalbin beslenmesi bozulmakta, kalbin ritmik çalışmasında ve kasılmasında hastalığın ciddiyetiyle orantılı olarak bozukluklar oluşmaktadır. Koroner arter hastalığı, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de erişkinlerde başta gelen ölüm ve iş gücü kaybı nedenidir.

Peki Girabolu’nun Kalp Damar Hastalıkları Üzerinde Etkileri Nelerdir ?

Girebolu yatıştırıcı, damar genişliği düzenleyici, iskelet ve kas rahatlatıcı, kalp güçlendirici etkiye sahiptir. Kas gerilimini azaltır ve spazmları engeller.Hipertansiyonda Cardiovascular sistemini rahatlatır ve tansiyon rahatsızlığından kaynaklanan kabızlığı engeller.Harici kullanımda kramp ve kas gerilmesini rahatlatır Bazı migren vakalarında da yardımcı olabilir.

İDRAR YOLU HASTALIKLARI

İdrar yolu enfeksiyonu hastalığı oldukça sık görülen, yaygın bir hastalıktır. Hastalık, idrar torbasının iltihaplanması yada diğer idrar sistemi organlarının örneğin böbreklerin ileri seviyede iltihaplanması şeklinde görülebilir.

Peki Girabolu’nun İdrar Yolları Hastalıklarına Etkileri Nelerdir ?

İdrar kanalındaki iltihaplanmaları temizler.İdrar kanalındaki daralma ve boğumları açar, idrar zorluğu ve yanmalarına karşıda son derece etkili ve tedavi edicidir.

BÖBREK / BÖBREK TAŞI RAHATSIZLIKLARI

Böbrek taşları idrar yollarının en sık rastlanan ve en ağrılı hastalığıdır. Hastalık idrar yollarında bazı maddelerin birikip çökelmesi ve büyümesi ile gelişmektedir. Bu maddeler önce kristaller oluşturur ve bu çekirdek yapının üzerine minerallerin çökmesi ile taş meydana gelir
İnsanları yaklaşık % 10′u ömürleri boyunca en az bir kez böbrek taşı düşürmektedir. Hastalık erkeklerde daha sık görülür. Son 30 yıldır her iki cinste de anlaşılamayan sebeplerden ötürü taş rahatsızlığı daha sık görülmektedir.Poliklinik ve acil servise yapılan müracaatların önemli bir kısmında sebep idrar yolu taşlarıdır

Peki Girabolu Meyvesinin Böbrek Taşı Hastalıklarına Etkileri Nelerdir ?

Girabolu meyvesi bu kadar faydalı mıdır?

Böbrek taşlarının bütün cinsleri; aslıları itibariyle suda çözünmeyen kalsiyum tuzu olup bu tuz oluşumunu yerinde eritecek bir ilaç bulunmadığından dolayı lazer, ses dalgası vs. gibi yollarla böbrek taşı fiziksel olarak parçalanıp yerinden oynatılarak düşürülmeye çalışılmaktadır. (Diğer bir yöntem açık operasyondur.) Ve bu yöntemler hastaya aşırı ağrı sancı vermenin yanında kalıcı yan tesirleri olan yöntemlerdir.Girebolu ise böbrek taşını, diğer usullerde (lazer vs.) olduğu gibi; fiziksel parçalanma yöntemi ile değil kimyasal çözünme ile yok ettiğinden dolayı ne taş çözünürken ne de idrar ile birlikte atılırken hasta ağrı sancı hissetmez.Taşın oluşum süreci tersine işleyerek, taş tamamen erir ve idrar ile birlikte kimyasal madde olarak atılır.

1 kür (15 Lt.) Girebolu 1 hafta içerisinde 6 – 8 mm böbrek taşını eritebilmektedir.Taş 8 mm’ den büyük ise her 8 mm için bir kür düşünülmelidir. Girebolu ayrıca böbrek tembelliğine ve bazı cins böbrek kistlerine de iyi gelmektedir.

NOT: Sertliğinden dolayı lazerin de kıramadığı kristalize cins böbrek taşını Girebolu da eritemeyebilir. Bu cins taş ile karşılaşma riskiniz % 1- 2 civarındadır.

Anahtar kelimeler: girabolu, girebolu.

GİRABOLU SUNUM ŞEKLİ
GİRABOLU MEYVESİNİ NASIL KULANABİLİRİM ?

Girabolu Suyu Hazırlanışı Ve Kullanım Şekli:

*Gilaburu meyvesini topladıktan sonra salamura halinde bekletilir. Bu sayede Acı tadını kaybeder.

*Bekleyen girabolu meyvesi su içerisinde (suyun sıcaklığı 0-15 aralığında olmalı) serin ve güneş görmeyen yerde muhafaza edilmesi kaydı ile 10-12 ay tazeliğini koruyabilir.

*Su içerisinden alınan girabolu bir süzgeç yada kevgir üzerinde ezilir veya katı meyve sıkacağı ile suyu alınır.

* Girabolu meyvesinin çıkan suyuna damak zevkine göre kendisi kadar içme suyu ilave edilir.Tadı hafif ekşi olan Gilaboru nun mümkün olduğu kadar bu haliyle içilmesi tavsiye edilmesine rağmen mümkün olduğu kadar az olmak kaydıyla şeker veya tatlandırıcı ile tatlandırılabilir.

*Gilaburu sıvı halinde değil de meyveleri yenerek de tüketilebilir. Gilaburu kullanımı zamana yayılmamalı olabildiğince yoğun kullanılmalıdır.

*Hazırlanan gilaburu suyunun, yarısı gece yatmadan önce yarısının da sabah aç karna içilmesi tavsiye edilir.

*Hastanın 24 saat içerisinde tüketebileceği Gilaboru suyu tek seferde hazırlanmalıdır. Diğer deyişle hazırlanan sıvı mutlaka 24 saat içinde tüketilmelidir. Gilaboru meyvesinden şifa olarak faydalanabilmek için girabolu meyvesini, taze olarak sıkıp içmek en doğru yöntemdir.

*Böbrek taşı ve prostat tedavisi için Günde 700 gr Gilaboru meyvesi kullanmanız tavsiye edilir.

*Aspirine alerjisi olanlarda alerjik tepkilere yol açabilir, Bunun dışında bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.

NOT:Gilaburu suyundan sabah ve akşam iki su bardağı olmak üzere, yemekten yarım saat önce veya yemekten 1.5 – 2 saat sonra tüketmeniz tavsiye edilir.

GİRABOLU SUYU

Giraboru Suyu Hakkında

Latince adı viburnum opulus olan ve üzüm meyvesine benzeyen giraboru  *Gilaboru meyvesi ‘nin gövde, kabuk ve meyvelerinin farmakolojide kullanım alanı bulunmaktadır.

Böbrek kum ve taşlarını eritici etkinliktedir. Diğer yöntemlerin aksine fiziksel parçalama ile değil kimyasal çözünmeyle böbrek taşını erittiği için kişinin ağrı duymayacağı bilinmektedir.
*Girabolu suyunda vücuttan zararlı maddelerin atılmasına yardımcı antioksidanlar yer alır.
*Bağışıklık sistemini güçlendirir.
*Pastörize edilmeden üretilen gilaburu suyunda 21 tane probiyotik bulunduğu tespit edilmiştir.
*Gilaburu suyunda vücuttaki zararlı bakterilerin çoğalmasını önleyen laktobasiller vardır.
*Kolesterolün düşürülmesine yardımcıdır.
*Gilaburu suyunda bulunan asitler antikanserojen niteliktedir.
*Mutasyonu engelleyici, kanseri durdurucu özellikleri olduğu belirtilmektedir.
*Giraboru kullanımı idrar yolu hastalıklarında tedaviye yardımcıdır.
*Yüksek oranda C vitamini içerir.
*Girabolu ağaç kabuğunun kramplar ve kas gerginlikleri için rahatlatıcı etkileri bulunduğu belirtilmektedir.
*Girabolu nun kabuk ve gövdesinden elde edilen sıvı astım, doğum sonrası spazm, uyku sorunları, romatizma gibi sorunlarda kullanılmaktadır.
*Egzama gibi cilt sorunlarında dışardan kullanılır.

Girabolu İle İlgili Basında Yer Alan Haberler

Girabolu İle İlgili Yapılmış Araştırmalar www.uzumsu.com ) adresinden alıntıdır.

Böbrek Doktoru “Gilaburu” Nazan Başoğul “Tabiat Eczanesinden Reçeteler”

Böbrek Doktoru “Gilaburu”

Gilaburu (Viburnum opulus), Adoxacea familyasından kırmızı renkli, nohut büyüklüğünde bir meyve veren ağaç türüdür.  Gilaburu endemik bir bitkidir ve  her yerde yetişmememektedir. Daha ziyade Kayseri ve civarında yetişir. Bol miktarda su ile yetiştirilir. Acımsı bir tadı vardır.

Gilaburu, suyu sıkılarak tüketilir. Bol miktarda şeker karıştırılarak içilen gilaburu suyunun böbrek taşı rahatsızlığına iyi geldiği söylenir. Ayrıca Rus Korosunda bu bitki ile ilgili şarkı olan Kalinka şarkısı vardır.

Üzüm meyvesini andıran, 30-40 meyve tanesi bir salkım oluşturan gilaburu, Kayseri ve çevresinde “gilaburu, gilebolu, gilaboru, gilabı, giraoğlu”, Konya’da “giligili, gilaboru veya giraboğulu”, Sivas ve Yozgat’ta “gilaburu, girabolu, geleboru”, Tunceli’de “dağdağan, dağdığan, geleboru, gilabada ve gildar” adıyla bilinmektedir.

Gıda ve şifa amaçlı olarak dünyanın çeşitli yerlerinde tercih edilen gilaburu, çiçek ve meyvelerininin güzel görüntülü olması nedeniyle süs bitkisi olarak da değerlendirilmektedir.

Selçuklular ve Osmanlılar zamanında bu bitkiye çiceklenme dönemindeki güzelliğinden etkilenip “Gül Ebru” ismi verildiği ve bu ismin dilden dile değişime uğrayarak Türkiye´nin farklı yerlerinde değişik isimlerle anıldığını bilinmektedir.

Türkiye’de İç Anadolu’ nun çeşitli yerlerinde yetiştirilen “Gilaburu” meyvesi başta böbrek taşı, böbrek tembelliği, böbrek kistleri,  idrar yolu rahatsızlıkları, prostat, hiper tansiyon ve kadın hastalıklarının tedavisi olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı yüzyıllardır yöresel ve kültürel görenek olarak uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Bu tespit ülkemiz için olduğu kadar dünya içinde haklı ve yerinde bir tespittir.

ABD ilaç departmanı olan United States Pharmacopoeia tarafından birkaç yıl önce onaylanan bu madde sıvı özüt, bileşik tentür ve  bileşik iksir formlarında üretilmekte her tür sinirsel rahatsızlık ve halsizlik durumu efektif olmak üzere her tür kramp, spazm, nöber ve tetanozda ayrıca kalp rahatsızlığı çarpıntı ve romatizmaya karşı başarıyla kullanılmaktadır.

Gilaboru bitkisi, kanser önleyici, antioksidan ve C vitamini deposudur. Yaklaşık olarak portakaldan 10 kat daha fazla C vitamini içerir. İlaç sanayinde hammadde olarak kullanılmaktadır.  

İçinde; reçine, vibirnum, valerianic vsit, organik asitler, tanin, salicosides, saponins etken maddeleri bulunmakatadır.  

Bileşimi: Viburnin, Valerian asitleri, Salikoside, Arbutin, reçine, tanen

Gilaburu Bitkisinde Bulunan Bazı Bileşikler (mg/kg)
BİLEŞEN KABUK GÖVDE MEYVE
Ursolik asit +
Valerianik asit +
Klorojenik asit +
Sinamik asit +
B-Sitosterol +
Tanen 30.000
Pektin + 50.000
Protein 86.000
Arbutin +
Viopudial +
Demir 880 3.42
Magnezyum 3.110 60.78
Silikon 99
Fosfor 650
Potasyum 7.360 2473.8
Kalsiyum 23.540 60.35
Sodyum 184 402.62
Bakır 0.86

 

Gilaburunun diğer aktif bileşenleri ise hidrokinonlar,arbutin,metilarbutin,skopoletin ve skopolin gibi kumarinler ile tanenlerdir.

Etkileri: Kramp çözücü, yatıştırıcı, adstingent (dokuları sıkıştırıcı-sağlamlaştırıcı), sinir sistemini güçlendiricidir.

Gilaburu meyvesinin çekirdek ve pulplarında önemli oranda sterol bulunmaktadır.Gilaburu çekirdeklerinin espartik asit, treonin, serin, glutamik asit, prolin, glisin, alanin, valin, lösin, izolösin, trozin, fenialanin, histidin, lisin ve arjinin olmak üzere toplam 15 farklı aminoasit içerdiği belirlenmiştir.

Gilaburu Nasıl Kullanılır?

Gilaburu meyvesi taze olarak yenebileceği gibi suyu sıkılarak da tüketilebilir. Şekerle tatlandırılan meyve suyu böbrek taşlarına karşı faydalıdır. Ağacın gövde kabukları ve yaprakları da suda kaynatılarak çayı hazırlanabilir.

Her Derde Deva

Gilaburu meyvesinin halk arasında böbrek hastalıklarının tedavisinde ve böbrek taşının düşürülmesinde yaygın olarak kullanıldığını belirten Doç. Dr. Aksoy, şöyle demiştir:

“Sonbaharda toplanıp salamura yapıldıktan sonra tüketilen gilaboru, sadece böbrek hastalıklarına değil, birçok hastalığın tedavisinde de yararlı olmaktadır. Kabukları kaynatılan gilaburu, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Gilaburu suyu, ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir. Gilaburunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle ilgili olarak halen Amerika’da, Harward Medicine School’un araştırması devam etmektedir.”

  • alpha-Amyrin:
    Summenformel: C30H50O
    Molmasse: 426,7 g/mol
  • beta-Amyrin:
    Summenformel: C30H50O
    Molmasse: 426,7 g/mol

Gilaburu Ağaç Kabuğu

Gilaburunun gövde ve kabuklarından elde edilen sıvının dahili ve harici kullanım alanları vardır. Hafif astım,epilepsi nöbetleri,yüksek tansiyon,bazı kalp rahatsızlıkları,kramplar,mentrüel sancılar,kabakulak,doğum sonrası sancıları,uyku bozuklukları,romatizma ve bazı sinir rahatsızlıklarında dahili olarak,egzama gibi bazı cilt problemlerinde ise harici olarak kullanılmaktadır.

Diğer bir kullanım alanı da kramplar ve mentrüel sancılardır.Kasın gevşemesini sağlayan bileşenin “viopu-dial” olduğu düşünülmektedir.Gilaburuda bulunan valerik asit bitkiye valerian (teskin edici) bir koku vermektedir.

Kabuğu : Gilaburu ağaç kabuğu, kramplara ve kas gerginliklerine karşı oluşturduğu olumlu etki nedeniyle, saygıyla anılmaya hak kazanmıştır. Genellikle iki alanda kullanılır:

İlki; yumurtalık ve dölyatağı kasları ile ilgili problemlerdir. Bitki dölyatağını yatıştırır ve böylece adet görme sürecindeki ağrılı kramplar sona erer. Aynı biçimde etki yaparak, olası düşükleri de önleyebilir.

İkinci olarak kullanım alanı ise, aşırı regl kanamalarının ve menopozla ilgili aşırı kanamaların kontrol altına alınmasıdır.

Kullanım biçimleri : Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış dal kabuğu, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 10-15 dakika kaynadıktan sonra süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.

Toplama / Kurutma : Genç dalların kabukları nisan-mayıs döneminde soyulur, ince kıyılır ve gölgede kurutulur. 2-4 m yükseklikteki bu ağaç, Ülkemizde Orta Anadolu bölgesinde yetişir. Ağacın meyvesinin turşusu da yapılır (Kayseri).

Karışım: Dölyatağı ve yumurtalık ağrılarına karşı ve olası düşük tehlikesine karşı, kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak kullanılır. Yarım tatlı kaşığı gilaburu kabuğu ile yarım bardak suda hazırlanan gilaburu çayı, yarım tatlı kaşığı kediotu kökünün yarım bardak kaynar suyla haşlanıp, 10 dakika demlendirilen kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak içilir.

Hazırlanışı ve Kullanılışı Su içerisinden alınan gileburu bir süzgeç yada kevgir üzerinde ezilir. Meyvenin çıkan suyuna kendisi kadar içme suyu ilave edilir ve bu karışım sıkıldığından itibaren 24 saat içerisinde hasta tarafından içilir.Tadı hafif ekşi olan gileburunun mümkün olduğu kadar bu haliyle içilmesi tavsiye edilmesine rağmen hasta içmekte güçlük çekiyor ise mümkün olduğu kadar az olmak kaydıyla karışım şeker ile tatlandırılabilir.

  1. ..!
  • Hastanın 24 saat içerisinde tüketebileceği sıvı bir seferde hazırlanmalıdır. Diğer bir deyişle hazırlanan sıvı mutlaka 24 saat içinde tüketilmelidir.
  • Gerek meyve gerekse sıkılarak hazırlanmış sıvı sıcaktan ve direkt gün ışığından korunmalı serin bir yerde saklanmalıdır.
  • Gileburulu kullanımı zamana yayılmamalı olabildiğince yoğun kullanılmalıdır.(günde en az 1 kg Gileburu ezilerek suyu yukarıda anlatıldığı şekliyle hazırlanıp kullanılmalıdır.)
  • Bekleyen meyve mutlaka su içinde ve serin bir yerde muhafaza edilmelidir. Kevgirde ezilerek elde edilen Gileburu öz suyuna mutlaka birebir ölçüde su katılmalıdır.
  • Gileburu’ nun bu güne kadar hiç bir yan tesiri tespit edilememiştir.

Gileburu Meyvesinden Suyunun Hazırlanışı

*Gilaboru meyvesi ağacından toplanıldıktan sonra, muhafaza için su içerisinde bekletilir . Gilaboru nun meyvelerinin bekletildiği suya başka bir şey katılmaz.

*Bekleyen meyve su içerisinde(su sıcaklığı 0-15 derece arasında olmalı) serin  ve güneş görmeyen bir yerde muhafaza edilmesi kaydı ile 10 ay tazeliğini koruyabilir.

*Böbrek taşı ve prostat tedavisi için Günde  700 gr-800 gr Gilaboru meyvesi  kullanmanız tavsiye edilir. 700– 800 gr meyve ile yaklaşık 2,5 – 3 su bardağı gilaboru öz suyu elde edilir..

*Su içerisinden alınan gilaboru bir süzgeç yada kevgir üzerinde ezilir veya katı meyve sıkacağı ile suyu alınır. Meyvenin çıkan öz suyuna kendisi kadar içme suyu ilave edilir.Gilaboru suyu sıkılmadan meyveleri yenerek de tüketilebilir.

Gilaburu nektarı nasıl içilir? 

*Hazırlanan gilaboru suyunun, yarısının sabah aç karna, yarısının da akşam yemeğinden önce veya yatmadan önce içilmesi tavsiye edilir.

*Gilaboru suyundan düzenli olarak sabah ve akşam iki su bardağı olmak üzere, yemekten yarım saat önce veya yemekten 1,5 – 2 saat sonra tüketilmesi uygun olur.

* Hastanın 24 saat içerisinde tüketebileceği Gilaboru suyu  bir seferde hazırlanmalıdır.  Gilaboru meyvesinden şifa olarak faydalanabilmek için meyvesini, taze olarak sıkıp içmek en doğru yöntemdir. Meyve suyu olarak satışı yapılan gilaboru, asla meyvesinden elde ettiğiniz gilaboru suyu kadar fayda sağlamayacaktır.

*Aspirine alerjisi olanlarda alerjik tepkilere yol açabilir, Bunun dışında bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.

Gilaburu Şerbetinin Yapımı ;

1 kilo girebolu’ya 250 gram su ekleyerek, özel sofra şerbeti yapabilirsiniz. Girebolu’yu blandırdan geçirdikten sonra, süzgeçte süzün, daha sonra süzdüğünüz gileborulara, 250 gram su ekleyin. Doğal olarak şekersiz tüketilen girebolu şerbetini, arzu ederseniz, şeker ya da bal ile de tüketebilirsiniz.

Gilaburunun Faydaları :

* Romatizma hastalarına çok iyi gelmektedir.
* İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.
* Bağışıklık sistemini güçlendirir.
* Sakinleştirici etkileri ile spazmları çözer ve uykusuzluğa iyi gelir.
* Adet sancılarını azaltır ve aşırı kanamaları önler.
* Böbreklerin çalışmasını arttırır ve böbrek taşlarını ve kumunu düşürmeye yardımcı olur.
* İdrar yolu hastalıkları ve prostata karşı faydalıdır.
* Yaşlanmanın etkilerini geciktirir.
* Astım hastalıkları,
* Yüksek tansiyon,
* Sara nöbetleri (epilepsi),
* Kabakulak,
* Doğum sonrası spazmlar,
* Gilaburu suyu, ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir.
* Gilaburunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileri vardır.

Diğer Yararları :

* Böbrek kum ve taşlarını eritici etkinliktedir. Diğer yöntemlerin aksine fiziksel parçalama ile değil kimyasal çözünmeyle böbrek taşını erittiği için kişinin ağrı duymayacağı belirtilmektedir.

* Gilaburu suyunda vücuttan zararlı maddelerin atılmasınayardımcı antioksidanlar yer alır.

* Pastörize edilmeden üretilen gilaburu suyunda 21 tane probiyotik bulunduğu tespit edilmiştir.

* Gilaburu suyunda vücuttaki zararlı bakterilerin çoğalmasını önleyen laktobasiller vardır.

* Kolesterolün düşürülmesine yardımcıdır.

* Gilaburu suyunda bulunan asitler antikanserojen  niteliktedir.

* Mutasyonu engelleyici, kanseri durdurucu özellikleri olduğu belirtilmektedir.

* Adet düzensizliği ve zorluğu gibi sorunlarda rahatlatıcıdır.

* Yüksek oranda C vitamini içerir.

* Gilaburu ağaç kabuğunun kramplar ve kas gerginlikleri için rahatlatıcı etkileri bulunduğu belirtilmektedir.

* Gilaburunun kabuk ve gövdesinden elde edilen sıvı astım, doğum sonrası spazm, uyku sorunları, romatizma gibi sorunlarda kullanılmaktadır.

* Egzama gibi cilt sorunlarında dışarıdan kullanılır.

*Taş üremesini önler.

*Safra taşını eritir

*Şeker hastalığına iyi gelir

*İdrar kanalını genişletme özelliği ile mesanenin bir seferde ve kolaylıkla boşalmasını sağlar. Gece ve gündüz sık tuvalete çıkmayı azaltır. İdrar kanalındaki iltihaplanmaları temizler. İdrar kanalındaki daralma ve boğumları açar, idrar zorluğu ve yanmalarına karşıda son derece etkili ve tedavi edicidir.

*Hanımlarda rahim spazmını giderir, hamileliği kolaylaştırır. Regllerin ağrısız olmasını sağlar

*Vakitsiz bebek düşüm ve doğumlarını önler.

*Sinirleri kuvvetlendirir.

Kullanım Alanları

Böbrek: Böbrek taşlarının bütün cinsleri asılları itibarıyla suda çözünmeyen kalsiyum tuzu olup bu tuz oluşumunu yerinde eritecek bir ilaç bulunmadığından dolayı lazer, ses dalgası vs. gibi yollarla böbrek taşı fiziksel olarak parçalanıp yerinden oynatılarak düşürülmeye çalışılmaktadır (diğer bir yöntem açık operasyondur). Ve bu yöntemler hastaya aşırı ağrı – sancı vermenin yanında kalıcı yan tesirleri olan yöntemlerdir. Girebolu ise böbrek taşını, diğer usullerde ( lazer. vs. ) olduğu gibi; fiziksel parçalama yöntemi ile değil kimyasal çözünme ile yok ettiğinden dolayı ne taş çözünürken ne de idrar ile birlikte atılırken hasta ağrı sancı hissetmez. Taşın oluşum süreci tersine işleyerek, taş tamamen erir ve idrar ile birlikte kimyasal madde olarak atılır.

1 kür (8 kg ) girebolu 1 hafta içerisinde 6 – 8 mm böbrek taşı eritebilmektedir. Taş 8 mm den büyük ise her 8 mm için bir kür düşünülmelidir. Girebolu ayrıca böbrek tembelliğine ve bazı cins böbrek kistlerine de iyi gelmektedir.

Not:  Sertliğinden dolayı lazerinde kıramadığı kristalize cins böbrek taşını Girebolu’ da eritmeyebilir. Bu cins taş ile karşılaşma riski % 1-2 civarındadır.

Prostat: Girebolu, idrar kanalını genişletme özelliği ile mesanenin bir seferde ve kolaylıkla boşalmasını sağlar. Gece ve gündüz sık tuvalete çıkmayı azaltır.

Kadın hastalıkları: Adet zorluğu ve düzensizliğine karşı çok etkilidir. Spesifik olarak Kramp, yumurtalık ve rahim kası rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır. Rahmi rahatlatır. Böylece adet görme krampları sona erer. Ayrıca Mensturasyondan kaynaklanan ağrıları azaltır. Düşük durumu/ tehlikesinde kullanılır. Damar genişliğini düzenlemesinden dolayı adet dönemlerinde aşırı kan kaybını ve menapozdaki kanamaları azaltır.

Kalp/ Tansiyon: Gilaburu yatıştırıcı, damar genişliği düzenleyici, iskelet ve kas rahatlatıcı , kalp güçlendirici etkiye sahiptir. Gilaburu ” Visceral “ gerilim / Tansiyon için çok etkilidir. Kas gerilimini azaltır ve spazmları engeller.  

Hipertansiyonda Cardiovascular sistemini rahatlatır ve tansiyon rahatsızlığından kaynaklanan kabızlığı engeller.

Harici kullanımda kramp ve kas gerilmesini rahatlatır.

Bazı migren vak’alarında da yardımcı olabilir. 

İdrar Yolu Hastalıkları: İdrar kanalındaki iltihaplanmaları temizler. İdrar kanalındaki daralma ve boğumları açar, idrar zorluğu ve yanmalarına karşıda son derece etkili ve tedavi edicidir.

Yan Etkileri Var Mıdır?

Gilaburu meyveleri olgunlaşmadan tüketilmemelidir. Kadınlar gilaburunun etkilerinden faydalanmak isterlerse bir doktor gözetiminde almaları tavsiye edilmektedir. Aspirine alerjisi olanlarda alerjik tepkilere yol açabilir. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.Gilaboru suyu hastanın bir günde tüketebileceği kadar hazırlanmalıdır. Hazırlanan nektar sıcak ve güneş ışığından korunmalıdır. Mümkün olduğu kadar yoğun kullanılmalıdır.  

Uyarılar ve Önlemler :

*Mide ve bağırsak ülseri olanlar gilaburu suyunu kullanmamalıdır.

*Isı kaynaklarından ve direkt güneş ışığından uzak tutulmalıdır.

*Oda sıcaklığında ve çocukların ulaşamayacağı yerde muhafaza edilmelidir.

*Harici kullanım içindir.

Gilaburu bitkisi tam bir şifa deposu…

Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aksoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yurt içinde ve dışında birçok üniversitede yapılan araştırmaların Kayseri ve yöresinde yetişen gilaburu bitkisinin şifa kaynağı bir bitki olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Gilaburu bitkisinin ve suyunun birçok hastalığa iyi geldiğini ifade eden Aksoy, şöyle devam etti:

”Gilaburu suyu içeriğindeki asitler nedeniyle antikanserojen ve antioksidan özelliğe sahiptir. Antioksidanlar, vücutta serbest radikalleri bağlayarak, sağlığa zararlı birçok olumsuz etkiyi durdurmakta. Bu özelliği nedeniyle gilaburu suyu, yaşlanmayı geciktirici, mutasyonu engelleyici, kanseri durdurucu ve kolesterolü düşürücü etkiye sahip. Gilaburu bitkisi, kanser önleyici, antioksidan ve C vitamini deposu, kısaca her derde deva bir bitki. Bu bitkinin suyunu midesinde ve bağırsaklarında ülser olanlar tüketmemeli. Çünkü bitki asitli bir yapıya sahip. Bu bitkinin ortaya çıkmamış diğer şifalı özelliklerinin tespiti için Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde araştırmalar devam ediyor.”

Gilaburu suyu zayıflatıyor…
Kayseri ve çevresinde, özellikle bağlık alanlarda yetişen ve Gilaburu bitkisinin, zayıflamaya yardımcı olduğu belirtiliyor.

Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurten Budak, yapılan araştırmaların gilaburu suyunun diyüretik etkileri olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, bu kapsamda zayıflama diyetine de çok büyük destek olacağını söyledi.

Budak, gilaburunun Kayseri’ye özgü, özellikle bağlık alanlarda yetişen, kırmızı küçük meyveleri olan bir bitki olduğunu kaydetti. Sonbaharda olgunlaşan gilaburu meyvelerinin toplanarak bir süre su içerisinde bekletildikten sonra, ezilerek çıkarılan suyunun içecek olarak tüketildiğini ifade eden Budak, bu bitkinin başka bölgelerde de bilindiğini ancak, suyunun sadece Kayseri’de içecek olarak tüketildiğini söyledi.

Budak, kendine özgü bir tadı ve kokusu olan gilaburu suyunun geleneksel olarak evlerde üretildiği gibi ticari olarak da satışa sunulduğunu belirterek, şöyle devam etti:

Ödem çözücü ve böbrekleri çalıştırıcı

“Gilaburu suyu tüketiminin yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, daha çok eski kuşak tarafından alışkanlık kapsamında tüketiliyor. Fakat, yapılan araştırmalar gilaburu suyunun diyüretik, yani vücuttaki şişkinliği, ödemi çözücü, böbrekleri çalıştırıcı, artık ürünlerin vücuttan atılmasına yardımcı etkileri olduğunu ortaya koydu. Bu kapsamda gilaburu suyu zayıflama diyetine de çok büyük destek olacaktır. Çünkü, bol sıvı tüketimi özellikle zayıflama diyetlerinde çok önemli bir unsurdur. Zayıflamak isteyenler, birincisi yeterli ve çok düzenli beslenecekler, ikincisi fiziksel aktivite yapacaklar, üçüncüsü de bol sıvı alacaklar.”

Gilaburu suyunun ekşi tadı nedeniyle genellikle şeker eklenerek tüketildiğini dile getiren Budak, çok fazla şeker katılmamak şartıyla bunun sakıncası olmadığını anlattı.

Tansiyon hastaları mutlaka tüketmeli

Hipertansiyonun en önemli nedenlerinden birisinin de aşırı tuz tüketimi olduğunu vurgulayan Budak, vücuttan fazla tuzun atılması için bol su içilmesi gerektiğini anlattı.

Budak, gilaburu suyunun tuzun zararlı etkilerini de bir ölçüde engellediğini kaydederek, şöyle devam etti:“Özellikle tansiyon hastalarının gilaburu suyunu tüketmelerini öneriyoruz. Çocuklara ve gençlere de mutlaka tüketim alışkanlığı kazandırılmalıdır. Diğer sağlıklı bireyler de günde mutlaka 1 su bardağı gilaburu suyu içmeliler. Gilaburu suyu özellikle yaz aylarında kola gibi gazlı içecekler için de çok iyi bir alternatif. Çünkü, bu içecekler şeker içerdiği için sıvı ihtiyacını daha çok artırıyor. Onun için sıvı ihtiyacını şeker içermeyen su, ayran, gilaburu suyu ya da sütten karşılayın ya da doğal olarak meyve tüketin diyoruz.”

Gilaburu Safra Kesesine de Yararlı

Gilaburu meyvesi safra kesesi taşı ve hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir.

Meyve suyu gibi tüketilen ve Cumhurbaşkanı’nın içeceği olarak da tanınan, herkesin merak ettiği sağlık iksiri gilaburu’dan  şifa bulmanız dileklerimle….

Sıhhatle ve sevgiyle kalın……

Nazan Başoğul, 02.11.2012

 

Kaynak : http://www.hakaynasi.com

Meraklı : http://www.agaclar.net/forum/bitkiler-ve-sagligimiz/29501.htm