Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1986, 1988-1989 ve 1991 Krizleri

economiccrisKamu harcamalarındaki anormal artışlar, darbeler, kamu sektörünün hızlı büyümesi ve bunun yanı sıra özel sektörün yerinde sayması, ülkede meydana gelen depremler, terör eylemlerinin artması ve de Körfez Savaşı bu üç krizin başlıca sebepleridir. Aşağıda 1986,1988-1989 ve 1991 ekonomik krizleri hakkında temel bilgiler sunulmuştur;

1986 Krizi

1980 Krizinden sonra,darbenin de etkisiyle hazırlanan 24 Ocak Kararları uygulamaya konuldu. Kararlar neticesinde ihracat oranları arttı. 1978 yılında 2,3 milyar dolar olan ihracat 1983 yılında 5,7 milyar dolara çıktı.

Turizm gelirleri 261 milyon dolardan 283 milyon dolara çıktı.

Dış açık 3,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Büyüme hızı ise 4,5’tan 3,3’e düştü.

1986 yılına gelindiğinde ise büyüme hızı 8,1 oldu. 1983 yılında bir önceki döneme göre %150 oranında artıp 2,5 milyar dolar olan bütçe açığı giderek arttı.

Darbenin ardından 24 Ocak kararları yürürlüğe kondu. Alınan tedbirler sonucunda 1978′de 2.3 milyar dolar olan ihracat 1983′te 5.7 milyar dolara çıktı. Anılan yıl dış ticaret açığı 3.6 milyar dolar, bütçe açığı ise 2.5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bütçe açığının ulaştığı rakam, bir önceki yıla göre yüzde 150 artışı işaret ediyordu. 1986′da kamu harcamalarının artması nedeniyle  ekonomik dengesizliğin oluşması ihracat gelirlerinin ve işçi dövizlerinin azalması gibi faktörlerden dolayı TL devalüe edildi nedeniyle devalüasyon yapıldı.

Bu hafif krizi aşmak için Turgut Özal döneminde 1985-1989 yıllarını kapsayan V.plan uygulandı.

Bu plana göre  GSYİH’in piyasa fiyatlarıyla yıllık ortalama büyüme oranı %6,3 olacaktı.GSYİH içinde tarımın payı azaltılacak,sanayinin payı artırılacaktı.İç tasarruflar yılda ortalama %9,9 oranında olacaktı.Dış kredi alımında makul olunacaktı.

Yine Özal bu dönemde, sıkı para politikası yabancı sermayeye kolaylık, özelleştirme, döviz işlemlerinde serbestlik gibi politikalar uyguladı.

1988-1989 Krizi

1988 yılına gelindiğinde yıllık büyüme oranındaki istikrarsızlık sektörlerinde büyümesini engelledi.Özel sektörün büyümesi hedeflenirken kamu sektörünün daha fazla büyümesi plana ters etki verdi..

Öte taraftan istisnai mallar dışında her malın ithalatının serbest bırakılması sanayicilere cazip geldi.Sanayiciler kendi yerli mallarını üretmeyi bırakıp dışarıdan mal ithal ettiler.

Buna benzer olumsuzluklar 1984 yılında 375 lira olan doları 1989 yılı sonunda 2.141,7 liraya yükseltti.

Yine 1984 yılında 20 milyar dolar olan dış borç 1989 yılında 41 milyar dolar oldu.

Kamu açıklarındaki artış ve mali piyasalarda-ki dalgalanma sonucunda faizler yükseldi. Döviz rezervi azaldı.

1989 yılına gelindiğinde Türkiye dışa açık serbest piyasa ekonomilerinden biri oldu.

İstikrar politikaları uygulanırken ortalama 17.4 milyar dolar olan dış borç stoku,1989 yılında 41.7, 1990 yılında ise 49 milyar dolara çıktı.

Kısa vadeli borçlar, toplam borçların yüzde 19′unu buldu. Ticari bankaların döviz açığı büyüdü.

Stagflasyon sürecine girildi. Dış ticaret açığı 1990′da 9.3 milyar dolara ulaştı. Enflasyon %32.0’dan %69 düzeyine yükseldi.İşsizlik ve durgunluk arttı.

1989 yılı sonunda Özal, Cumhurbaşkanı  oldu. Yerine gelen Yıldırım Akbulut Başbakan oldu.

Başa geçen hükümet vakit geçirmeden Ekonomik Kriz için 6. Kalkınma Programını hazırladı. Bu plan dengeli büyümeyi öngörüyordu.

Plana göre toplam tüketim %74’ten %69.3’e indirilecek,sermaye yatırımlarının GSMH içindeki payı artırılacak,dış ticaret hacminin payı GSMH içinde %36,7 iken %39,8’e yükseltilecek,ithalat dengeli olarak artırılacak,20 milyar dolarlık dış borç ödenecek ve 15,5 milyar dolarlık orta ve uzun vadeli dış borç alınacaktı.

Kamu harcamaları kısılacak ve yabancı sermaye artırılarak 5,5 milyar dolar civarında yatırım dönem sonuna kadar gerçekleşecekti.

Bu planlar uygulamaya konuldu. SSCB’ nin de dağılmasıyla beraber Rusya’ya ve diğer ayrılan ülkelere ihracat özellikle bavul ticareti ile arttı.Türk Müteahhitler bu ülkelerde iş aldılar. Türki Cumhuriyetlerle ticari ilişkiler geliştirildi.Bu plan 1991 yılına kadar verim verdi.

1991 Krizi

1991 yılı geldiğinde ülke ekonomisini etkileyecek iç ve dış olaylar patlak vermişti.Bunlardan en önemlisi Irak Savaşı yani Körfez Krizi idi.

Krizin sınırımızda olması ve ıraklı mültecilerin ülkemize gelmesinin ekonomiye mikro etkileri bir yana,ekonomiye makro etkileri de oldu.

1990 yılında ülkeye 4 milyar dolar sermaye girişi olmuştu.

Bu durum TL’nin değerini artırmıştı.

Ayrıca dış borç stoku 8 milyar dolar civarındaydı.Kısa vadeli borçlar ise 4 milyar dolar düzeyindeydi.

TL’nin değerinin artması ihracatı engelliyor,buna karşın ithalat artıyordu.

1991 yılında Körfez Krizi olduğunda Türkiye de ki yabancı sermaye gitti.Turizm gelirleri düştü.2,6 milyar dolarlık sermaye kaçışı ülkeyi durgunluğa soktu.Irak’la durdurulan petrol ticareti ülkeyi petrol sıkıntısına soktu.ABD savaş öncesinde Türkiye’ye verdiği sözlerin çoğunu yerine getirmedi.

1992 yılında iktidara gelen Süleyman Demirel hükümeti,1991 de %0,3 olan büyüme hızını %5,5’e,%55.3 olan enflasyonu %52’e ve kamu kesiminin borçlanma oranını %12,6’dan %8,8’e indireceğini açıkladı.

Bunun yanı sıra Özal döneminden kalan hayali ihracatı engellemek için vergi iadesi yöntemiyle ihracatı teşvik edeceğini açıkladı.

Bu kararların uygulanması,ülkede meydana gelen çığ ve Erzincan depremi gibi afetler nedeniyle sekteye uğradı.

Ayrıca PKK terörü de ülkeyi içinden çıkılmaz bir hale düşürmüştü.

Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1929 Krizi
Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1946-1954 ve 1958 Krizi
Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1969-1974-1978 ve 1980 Krizleri
Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1986, 1988-1989 ve 1991 Krizleri
Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1994, 1998-1999 ve 2001 Krizleri

——————————————————————————————–

http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=480
http://ekutup.dpt.gov.tr/planlama/42nciyil/temela.pdf
ELDEM Edhem, Osmanlı Bankası Tarihi,199,İstanbul
ELDEM Vedat, Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomisi,Türk Tarih Kurumu, 1994
ERGİN Feridun, Atatürk Zamanında Türk Ekonomisi,Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, 1977
GOLOĞLU Mahmut, Milli Şef Dönemi 1939-1960,Cem Yayınevi,1976
http://www.atonet.org.tr/turkce/bulten/bulten.php3?sira=316
KARLUK,Rıdvan, Türkiye Ekonomisi,Beta,İstanbul,1996.
KURUÇ Bilsay, Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi,Bilgi Yay.1987
NERE Jacques,1929 Krizi,Çeviren Namık Toprak,Ank.1980.
http://www.sabah.com.tr/2005/11/29/fin148.html
TEKELİ İlhan-İLKİN Selim, 1929 Buhranında Türkiye’nin İktisadi Politika Arayışları, ODTÜ,Ank. 1977.
TEZEL S.Yahya, Cumhuriyet Döneminin İktisadi Tarihi,Yurt Yay., Ank. 1986.
TOKGÖZ Prof.Dr. Erdinç,Sanayileşmede Bölgesel Dengesizlikler, H.Ü. Yayını No.6-14,Ank.1976.
TOKGÖZ Prof.Dr. Erdinç , Türkiyenin İktisadi Gelişme Tarihi (1914-2001) İmaj Yayınları-Sayfa 43-47
TUSİAD Raporları…
Türkiye Ekonomi Kurumu,Türkiye Ekonomisi Sektörel Analiz,Ankara 1998.

Kaynak : A.Tolga AKPINAR / Sinestezi E Dergi

Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1969-1974-1978 ve 1980 Krizleri

kriz

Bu makalede anlatılan ekonomik krizlerin sebep ve sonuçlarını okudukça, günü kurtarmaya yönelik önlemlerin ekonomiyi daha da içinden çıkılmaz bir hale soktuğunu, Opec’ in dünya ve ülkemiz ekonomisinde ne gibi etkileri olduğunu, siyasi ve gereksiz tartışmaların ekonomiye nasıl zarar verdiğini göreceksiniz…

1969 Krizi

1967 yılında ülkenin başında AP vardı. Turgut Özal ise DPT müsteşarıydı. Demirel’de DP gibi çoğunluğun oyu ile gelmişti. Bu yüzden popülist tavırlar içerisindeydi.

Gerektiğinde laiklik ve rejim karşıtı laflar ediyordu. Aslında bu tavır hükümetin tüm birimlerine yayılmış durumdaydı.

Demirel iktidarının bir özelliği, uzun vadeli yatırımlardan çok kısa vadeli ve oy getirebilecek popülist yatırımlar yapmasıydı.

Ekonomide de aynı şey geçerliydi. Uzun vadeli politikalardan çok kısa vadeli politikalar uygulanıyordu. Ülkede anarşi ve eylemler giderek artıyordu.

12 Ekim 1969 yılında bir seçim oldu. Yine AP çoğunluğun oyuyla iktidar oldu. AP iktidarının 1967 yılında hazırladığı 5 yıllık Ekonomik Plana göre, dışa bağımlılık azaltılacak, yatırım harcamaları %19,9’dan, %24,3’e yükseltilecek ve yatırım harcamaları artırılacaktı.

Yine bu dönemde dış ticaret açığının 226 milyon dolar olması bekleniyordu. Bu dönemde ortalama büyüme oranı %7 olarak tahmin ediliyordu.

AP’nin günü kurtarmaya yönelik popülist politikalarına parti içinden muhalefet geldi. Bazı senatörler ülkedeki siyasi ve ekonomik karışıklığın bir an önce sona ermesini istiyordu.

Demirel,senatörleri partiden ihraç etti. Bunun üzerine AP’den istifalar oldu.

Ülkede bu siyasi gelişmelerin yanı sıra ekonomide de sıkıntılar vardı. İhracat ve İşçi dövizleri girişi TL’nin aşırı değerli olmasından dolayı gerçekleşemiyordu.

Ülkede kısa süreli bir hafif ekonomik kriz oluştu.

Bunun üzerine hükümet TL’i %66 oranında devalüe etti. 1 Dolar=15 Lira oldu. Hükümet IMF ile ilişkiye geçti ve IMF politikalarını uyguladı.

5 Yıllık Kalkınma Programı sonunda gerçekleşen tek hedef %7’lik büyüme oldu.

Ardından 12 Mart 1971’de darbe oldu. Ekonomi Yönetimi,Dünya Bankası’ ndan gelen Dr.Atilla Karaosmanoğlu ve Turgut Özal’ın eline geçti.1969-1981 yılları arasında,siyasi nedenlerinde etkisiyle günü kurtarmaya yönelik politikalar uygulandı.

1974 Krizi-Birinci Petrol Krizi

14 Ekim 1973’te seçimler oldu. En yüksek oyu CHP, MSP ve AP almıştı. CHP’de İsmet İnönü’yü devirerek Genel Başkan olan ve iktidara gelen Bülent Ecevit, MSP ile hükümet kurdu ve 26 Ocak 1974’te Başbakan oldu.

Bülent Ecevit,başbakan olduğunda dünyada Arap-İsrail savaşları başlamıştı. Kıbrıs’ta Faşist bir iktidar vardı ve Türklere zulüm ediyor, soykırım yapıyordu.

Türkiye Cumhuriyeti, Ecevit döneminde ada’ya iki kere Barış Harekatı düzenledi. Birincisi (20 Temmuz 1974)-İkincisi (16 Ağustos 1974). Adada KKTC kuruldu.

Başta Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkeler Türkiye’ye Kıbrıs nedeniyle ekonomik ambargo uyguladılar.

Öte taraftan Arap ülkeleri anlaşarak petrolün fiyatını 73 yılında 2,5 dolardan 11,6 dolara çıkarmışlardı.Bununla beraber Türkiye’nin içerisinde Anarşi devam ediyordu. Demirel ile Ecevit devamlı ağız kavgası yapıyorlardı.

1974′te petrol fiyatlarının patlayarak 4 katına çıkması Türkiye ekonomisini olumsuz etkiledi. Aynı yıl Kıbrıs Barış Harekatı ile birlikte batılı ülkelerin üstü örtülü ekonomik ambargosu başladı.

Bütün dünya petrol tasarrufuna yönelirken Türkiye petrole sübvansiyon vererek tüketimi patlattı. Dış ticaret açığı 769 milyon dolardan 2.3 milyar dolara fırladı. Bütçe 303 milyon dolar açık verdi.

Dış Ticaret Açığı 769 milyon dolardan 2,3 milyar dolara fırlamıştı. Bu olumsuz faktörler nedeniyle turizm gelirleri de azaldı. Türkiye’nin bütçe açığı rekor büyümeyle 303 milyon dolar oldu. Türkiye Ekonomik Krize girmişti.

Hükümet bir döviz dar boğazına girdi. Bu dar boğazı aşmak için dışarıdan yüksek faizli borçlar alındı. Bu borçların alınması teşvik edildi.

Irakla anlaşma yapıldı ve Türkiye-Irak Yumurtalık Petrol Boru Hattı inşa edildi.

(1977) Hükümet önlemleri hep günü kurtarmaya yönelik idi.

1978 Krizi

1978 yılına kadar gelen hükümetler, özellikle AP iktidarları daima günü kurtarmaya yönelik ekonomik kararlar alıyorlardı. İçerideki refahı artırmak, ithalat yapmak ve borçları ödemek için borçlar alınmıştı.

Bu borçlar abartılı alındığı gibi gereken yerlerde de kullanılmıyordu. Halk tüketime teşvik ediliyordu. İthalat artmıştı. Düşük gelirli vatandaş lüks mallar talep ediyordu.

Otomobil fabrikalarının önünde kuyruklar oluşmuştu. İçeride montaj fabrikaları (yedek parça)
olmayan makinalar ve farklı markalarda traktörler ithal ediliyordu.

Dönemin hükümetleri düşük faizli kredileri hiç ödenmeyecekmiş gibi alıp kullandılar. Önemli miktarlarını da har vurup harman savurdular.

Yurt dışına indirimli kürk satışlarına geziler, otomobil fabrikaları önünde uzayan kuyruklar, onlarca değişik marka traktör ithalatı, gelişigüzel devlet sübvansiyonları bu borçlarla karşılandı.

1970 yılında 1.8 milyar dolar olan borcumuz, 1977 yılında 10 milyar dolara çıktı. 1978 yılında kısa vadeli borçların toplam borç içindeki payı yüzde 52′ye ulaştı. 1978′de kriz patladı.

1970 yılında 1.8 milyar dolar olan dış borç 1977 yılında 10 milyar dolarlara dayandı.Bu borçların çoğu da kısa vadeli borçlardı.Sonunda kriz patlak verdi.

Ardından iktidara gelen Ecevit hükümeti, 4.planı hazırlama çabasına girdi. Ancak daha önce 1 yıllık geçiş planı hazırladı.

Fakat planı uygulayamadan 14 Ekim 1979 seçimlerinde başarısız olduğu için istifa etti.

Yerine gelen Demirel hükümeti’de ülkedeki karışıklıklar nedeniyle önemli kararlar alamadı.

1980 Krizi

Yukarıdaki faktörlerin devamı olarak OPEC ülkelerinin petrol fiyatlarını %150 artırması ekonomiyi tümden yıktı.

OPEC üyeleri petrol fiyatını 1979 ve 1980′de ikinci kez yüzde 150 oranında artırdı. Bu şok Türkiye’de işsizliği yüzde 20′lere fırlattı.

Enflasyon yüzde 63.9′a yükseldi. Pek çok temel tüketim maddesi karaborsaya düştü. Benzin, tüp, ampul bulunamıyordu.

Hükümet ekonomiyi yeniden işler hale getirmek için ünlü “24 Ocak kararları”nı yürürlüğe koydu ve TL yüzde 48,6 oranında devalüe edildi.

İşsizlik %20 oranında arttı. Enflasyon %63’lere geldi.

Tüketim malları karaborsaya düştü, ülkede siyasi sorunlara kıtlıkta eklendi.

Hükümet bu durumdan kurtulmak için,Demirel ve Özal’ın hazırladığı 24 Ocak kararlarını uygulamaya koydu.

Enflasyonu kontrol altına almak, dış kaynak açığını kapatmak, kıtlıkları önlemek ve ekonomiyi yeniden işler hale getirmek için 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Tedbirleri uygulamaya konulmuştur.

İstikrar programıyla, Türk lirası yüzde 32,7 oranında devalüe edilmiş, doğrudan ve dolaylı ihracatı teşvik edici uygulamalar başlatılmış, fiyatların idari kararlarla tespiti ilkesi terkedilmiştir.

Daraltılan temel mal ve hizmet kapsamı dışında kalan mal ve hizmet fiyatlarının serbestçe tespiti olanağı getirilmiş,açık finansman yoluyla kamuya kaynak sağlanması yolu önemli ölçüde daraltılmıştır.

Sabit kurdan kontrollü dalgalı kur politikasına geçilmiş ve yabancı sermaye girişi özendirilmiştir.

Toplam talebin kontrolü yanında arz koşullarını geliştirmeye yönelik yapısal uyum kararlarının uygulanması, idari organizasyona ilişkin düzenlemelerle de desteklenmiştir.

Bu kapsamda Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon ve Para Kredi Kurulları, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı,Sermaye Piyasası Kurulu, Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Daire Başkanlıkları oluşturulmuştur.

1980 sonrası uygulamaya konulan Beşinci, Altıncı ve Yedinci Planların da değişik ölçülerde esasını teşkil eden 24 Ocak Kararları ihracata dayalı dışa dönük sanayileşme stratejisini benimsemişti.

Devletin ekonomiye müdahalesinin asgariye indirilmesini,rekabeti engelleyici müdahalelerin önlenmesini ve ekonominin uluslararası piyasalarla bütünleşmesini amaçlamıştır.

Buna göre Enflasyon aşağıya indirilecek,dış ticaret açığı ihracat artırılarak kapatılacak,
büyüme hızı yükseltilecek ve piyasa ekonomisine önem verilecekti.

Bu kararlarla birlikte TL %48,6 oranında devalüe edildi.

12 Eylül darbesiyle hükümetin düşürülmesiyle bu kararları Turgut Özal yürüttü. Ardından 1983 ‘te Başbakan olan Özal IMF ile Stand-By anlaşması imzaladı.

Anlaşmaya göre,ihracata teşvik verilecek, kamu harcamaları kısılacak, TL yüksek oranda devalüe edilecekti.

Bütçe açığı kısılacak,yabancı sermaye girişi sağlanacak, KİT’lere ürünlerine zam yetkisi verilecekti.

Bu uygulamalar sonucunda ihracatın GSMH’deki payı %11’e çıkartılmıştır. Enflasyon aşağı çekilmiş, siyasetteki rahatlamayla beraber ülkede bir rahatlık meydana gelmiştir.

Ancak işsizlik, dış açık ve bazı sektörlerde tekelleşmenin önüne geçilememiştir.

1977 yılında 10 milyar dolar olan dış borç 17 milyar dolara yükselmiştir.

Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1929 Krizi
Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1946-1954 ve 1958 Krizi
Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1969-1974-1978 ve 1980 Krizleri
Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1986, 1988-1989 ve 1991 Krizleri
Türkiye’ de Ekonomik Krizler – 1994, 1998-1999 ve 2001 Krizleri
——————————————————————————————–

http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=480
http://ekutup.dpt.gov.tr/planlama/42nciyil/temela.pdf
ELDEM Edhem , Osmanlı Bankası Tarihi,199,İstanbul
ELDEM Vedat , Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomisi,Türk Tarih Kurumu, 1994
ERGİN Feridun,Atatürk Zamanında Türk Ekonomisi,Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, 1977
GOLOĞLU Mahmut,Milli Şef Dönemi 1939-1960,Cem Yayınevi,1976
http://www.atonet.org.tr/turkce/bulten/bulten.php3?sira=316
KARLUK,Rıdvan,Türkiye Ekonomisi,Beta,İstanbul,1996.
KURUÇ Bilsay, Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi,Bilgi Yay.1987
NERE Jacques,1929 Krizi,Çeviren Namık Toprak,Ank.1980.
http://www.sabah.com.tr/2005/11/29/fin148.html
TEKELİ İlhan-İLKİN Selim, 1929 Buhranında Türkiye’nin İktisadi Politika Arayışları, ODTÜ,Ank. 1977.
TEZEL S.Yahya, Cumhuriyet Döneminin İktisadi Tarihi,Yurt Yay., Ank. 1986.
TOKGÖZ Prof.Dr. Erdinç,Sanayileşmede Bölgesel Dengesizlikler, H.Ü. Yayını No.6-14,Ank.1976.
TOKGÖZ Prof.Dr. Erdinç , Türkiyenin İktisadi Gelişme Tarihi (1914-2001) İmaj Yayınları-Sayfa 43-47
TUSİAD Raporları…
Türkiye Ekonomi Kurumu,Türkiye Ekonomisi Sektörel Analiz,Ankara 1998.

Kaynak : A.Tolga AKPINAR / Sinestezi E Dergi