Galeri

Aşk Tüneli (Klevan-Ukrayna)

Ukrayna’da bir demir yolunun üç kilometrelik bölümü, muhteşem güzelliğiyle insanlara kendilerini rüyadaymış gibi hissettiriyor. Ukraynalılar, bu tünele Aşk Tüneli diyor.

Eyewitness: Ukraine

Ağaçların arasından giden demir yolu, özellikle ilkbaharda ağaçların yeşillerle kaplanmasıyla bambaşka bir güzelliğe kavuşuyor.

The_Tunnel_Of_Love_8 tunnel-of-love-5[4]

Özel mülkiyete ait demir yolu, Klevan şehri yakınlarındaki kereste fabrikasına günde üç defa yük taşınmasında kullanılıyor.

babysharks-minority-report-tunnel-of-love-photo-amos-chapple

Romantik bir gün geçirmek isteyenler yeşeren ağaçların tren toluna sarkmasıyla oluşan eşsiz görüntü için buraya geliyor.

The_Tunnel_Of_Love_6

Bölgedeki inanışa göre burada dilek tutan herkesin dileği gerçekleşiyor.

2012-05-13t150637z_723938950_gm1e85d1sa401_rtrmadp_3_ukraine

Aşıkların uğrak yeri olmaya başlayan aşk tünelini görmek için dünyanın bir çok ülkesinden aşıklar Ukrayna’ya akın ediyor.

1602008

Aşk iki kişiliktir!…

Bu günlerde sıkça düşünmekten kaçındığım aşk üzerine hislerime bir tercüman olan Hıncal Uluç 21.03.2010 Sabah gazetesindeki yazısı bir harikaydı. Okurken kafamın içerisinde ki mesnetsiz düşüncelerin daha bir anlam kazandığını hissettim. Bazen aşk üzerine söylenen en güzel sözleri dile getirseniz de, dilinizden dökülen sözler içinizde ki hisselerin bir aynası olmaz. İnsanların bir kitap okudum, bir film izledim yaşamım değişti söyleminin temelinde de bu yakınlaşma ve bütünleşme serenomisi vardır. Yaşamınızın bazı sayfalarında dile getirilen hikayeleri ifade etmek için sizin bilgi birikiminiz ve tecrübeleriniz yetersiz kalır. Bir başkası anlatır ve siz dinlersiniz. Anlatılanların içinize dokunduğunu hisseder ve bütünleşirsiniz o yazıyla, şiirle yada bir sinema karesiyle. Yaşam yolunuzu değiştirmesine izin verip vermemek ise tamamen sizin elinizdedir.

Başkalarını bilemem ama ben çok severim birilerinin duygularıma, düşüncelerime ve hayata bakış açıma tercüman olmasını. Kimilerine göre pek sevimsiz, kimilerine göre de tam bir duygu ve yaşam mühendisi olan Hıncal Uluç çok sevdiğim insanlardan biridir. Evet en sevdiğim yazarlardan biri olarak onun kısıtlamıyorum çünkü insan olarak fevkalade biri olduğunu düşünüyorum. Düşünceleri ve yazıları, geride kalan yıllar boyunca zaman zaman fenomene dönüşmüş, yaşama olan inancı ve bağlılığı ise ancak aşk ile ifade edilebilir. Yazısından sadece bir şiiri buraya koyacağım çünkü mutlaka tamamının okunması gerektiğini düşünüyorum. Yazıda şiirin tam metnini kullanmamış ama ben tam olarak burada yazmak istedim.
Aşk iki kişilktir!.. yazısını 21.03.2010 tarihli Sabah Gazetesinde lütfen okuyun.

AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

Değişir yönü rüzgârın
Solar ansızın yapraklar.
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar.
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini,
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten.
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar.
Boşanır keder zincirlerinden
Sular, tersin tersin akar.
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar.
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken.
Çünkü, hiç bir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını.
Severken hiçbir böcek,
Hiç bir kuş yalnız değildir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Ataol Behramoğlu

Aşk iki kişilktir!.. yazısını 21.03.2010 tarihli Sabah Gazetesinde lütfen okuyun.

Aşk iki kişilk değil de tek kişilik te olabir diyenlerin sözleri ise Ekşi Sözlükte yankılanmış. Yorumları okumak için lütfen tıklayın Aşk tek kişiliktir!..

AŞK ÜZERİNE-3

Sen aşık olmadıysan, sevgi nedir, bilmiyorsan;
Yürü git, ot otla; eşeksin sen(Mektuplar:95).
Aşksız yaşama ki, ölü olmayasın;
Aşkla öl ki diri olasın(Mektuplar:36).
Peygamberimizin yolu aşktır;
Aşk oğullarıyız biz, anamız aşktır.
A anamız, a beden elbisemizde gizlenen anamız,
A bizim kafir tabiatımız yüzünden gizlenmiş anamız(Rubailer: 18).
Kime aşk sırlarını öğrettilerse,
Ağzını diktiler, söz söyletmediler(Mektuplar:136).
Sen şehvetine aşk adını takmışsın,
Fakat şehvetten aşka dek uzun bir yol var…(Rubailer:29).
Aşk, büyükler için bal, çocuklar için süttür.
Aşk her gemiyi batıran istiap fazlası son yüktür(Mesnevi VI: 4032).
Aşk olmasaydı, varlık neden olurdu, ekmek nasıl olur da gelir, senin vücuduna katılırdı?(Mesnevi V:2012).
Zahitlik nedir? Kötü söylemeyi bırakmak.
Aşıklık nedir? kendi varlığından, benliğinden söz etmemektir.(Mecalis-i Seba:60).
Aşk, kimseye niyazı ve ihtiyacı olmayan Hakk’ın vasıflarındandır. Ondan başkasına aşık olmak, geçici bir hevestir(Mesnevi VI:971).
Nur ve kemal, helal lokmadan doğar.
İlim ve hikmet, aşk ve merhamet helal lokma ile olur(Mesnevi I:1707).

AŞK ÜZERİNE-2

Akıl ümitsizlik yolunu tutar mı hiç?

Aşk gerek ki o yana başını ayak etsin de koşup gitsin,

Hiçbir şeye aldırmayan Aşktır, akıl değil…

Akıl, fayda elde edeceği şeyi arar,

Aşk yılmaz, yanar-yakılır, erir, utanma-sıkılma nedir, bilinmez…

Değirmen taşının altındaki buğday gibi

O da belalara düşer de gık bile demez

Öyle pek yüzlüdür ki ardına dönmez bile….

Gönlündeki fayda arama isteğini öldürmüştür O …

Varını-yoğunu ortaya döker, oynar, yutulur, kar aramaz…..

Allah’tan aldığı gibi hepsini gene Allah’a verir.

Aşk mezhebinde her şey AŞK’a kurbandır.

Hz.MEVLANA

AŞK ÜZERİNE-1

Aşk üzerine o kadar çok şey söylenmiş, tanımlar yapılmış, algoritması çıkartılmak istenmiş, doğaya ve mevsime paralel çözümler sunulmuş, nedensellik eklenmiştir. Ne varki günümüzde hala hiç bir hesaba oturtulamamıştır. Kimileri yitirilişin bir devamı olduğunu üstüne basa basa söylemekte, hem kendini hemde okuyucularını inanmaya çalışmaktadır. Neyseki aşk sadece bir an dır. Bilenmezliklerle örülü sadece bir an dır. Ne zaman geleceği ve ne zaman karşılaşılacağı belli olmadığı gibi, aşk hemen yanı başınız da dururken kaybediliş ve kaybedilişin ardından gelen serzenişler hiç değildir. Hiç şüphe yok ki biz insanoğlu kendimize göre gerçeklikler yaratarak nitelendirmek, nicelendirmek istediğimiz duygulardan biri olan aşk hiç kalıba oturmaz, oturtulamaz.

Eğer ki biline bilseydi, tarif edilebilseydi bizler bu duyguyu da yok eder o nu bir hastalık olarak ifade ederdik. Kimilerine göre hiç yaşanmamış olan o büyük aşklar yaşanmış düş kırıklarının bir toplamıdır. Ama aşk an dır. Kazara elinize değen bir elin kalbinizdeki yarattığı fırtına, beklenmedik bir anda odanıza giren içinize işleyen bakışlardır aşk. Yitirilmesi mümkün, kaybedildiğinde peşine düşülesi bir duygudur aşk. Teneffüs saatlerinde yaşanır aşk. Tenefüsleri kısa tutup ders çalışmak istendiğinde geride kalan heyecandır aşk.

Aşk bir an dır. Yüceltilmesi gereken, yaşandığında bir ömür sanılan bir an dır aşk.